Mustafa Azak

Mustafa Azak
@MustafaAzak
İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, ne kadar okursa okusun, en az bildiği şey, kendisi.
Otizmde Yaratıcılık
Otizm spektrumundaki kişilerin yaratıcı problem çözümüne yaklaşımı nörotipik insanlarınkinden farklıdır. İngiltere'deki Doğu Anglia Üniversitesi'nden Martin Doherty ve meslektaşlarının nörotipik insanlarla otizm spektrum bozukluğu gösterenleri dahil ettikleri çalışmalarında, otizm özellikleri taşıyan kişilerin sayıca daha az fakat daha özgün fikirler ürettiğini görmüştür. Doherty otizmlilerin genellikle doğrudan doğruya alışılmamış fikirlere yöneldiğini zira yaratıcı düşünmeyi kısıtlayan çağrışımlara ve hafızaya daha az bel bağladıklarını ileri sürer. Bir deneyde katılımcıların önlerine birer ataş konur ve bu ataşın hangi amaçlarla kullanılabileceğine dair ellerinden geldiğince fazla fikir üretmeleri istenir. Çoğu ataşın kanca veya iğne olarak kullanılabileceğini ya da dar alanları temizlemeye yarayabileceğini söyler, Kâğıttan uçaklara ağırlık eklemek, oyun pulu olarak kullanmak veya çiçek saplarına tel gibi geçirmek nadir verilen yanıtlar arasındadır. Daha özgün yanıtlar üreten kişilerde otizm özelliklerinin de yüksek olduğu saptanır. Katılımcılara soyut çizimler gösterilip bunları açıklamak için mümkün olduğunca fazla fikir üretmeleri istendiğinde de benzer biçimde, daha fazla otizm özelliği taşıyanlar daha az fakat daha sıradışı yorumlar üretir.
Sayfa 168 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Otizmli kişilerdeki yaratıcı dehanın nedenini bilmesek de, Francesca Happé ile Uta Frith pek çok farklı araştırmayı çalışmalarında bu tip yaratıcılığın duyu keskinliği, görsel hafıza, ayrıntılara odaklanma ve örüntü keşfetmekteki üstün performansıyla ve obsesif düzeyde hissedilen alıştırma yapma ihtiyacıyla ilişkili olabileceğine işaret eder. Otizm spektrumundaki kişilerin yaklaşık %30'u müzik, hafıza, sayısal veya takvimsel hesaplama, resim ya da dil konularından birinde özel yetenek sergilemektedir. Dahası bazılarında birkaç yetenek birden görülür. Örneğin Stephen Wiltshire'ın resim becerisinin yanı sıra müthiş bir sesi ve müzik konusunda müthiş yeteneği vardır. Bu bulgular, örneğin sayısal-takvimsel hesaplama yeteneğinin biyolojik temelinin, müzik yeteneğinin ya da diğer sanatsal yeteneklerin biyolojik temelleriyle kesin biçimde ayrışmadığını gösterir bu sonuç muhtemelen nörotipik insanlara da genellenebilir. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Reklam
Otizmde Yaratıcılık
Otizm spektrumundaki kişilerin yaratıcı problem çözümüne yaklaşımı nörotipik insanlarınkinden farklıdır. İngiltere'deki Doğu Anglia Üniversitesi'nden Martin Doherty ve meslektaşlarının nörotipik insanlarla otizm spektrum bozukluğu gösterenleri dahil ettikleri çalışmalarında, otizm özellikleri taşıyan kişilerin sayıca daha az fakat daha özgün fikirler ürettiğini görmüştür. Doherty otizmlilerin genellikle doğrudan doğruya alışılmamış fikirlere yöneldiğini zira yaratıcı düşünmeyi kısıtlayan çağrışımlara ve hafızaya daha az bel bağladıklarını ileri sürer. Bir deneyde katılımcıların önlerine birer ataş konur ve bu ataşın hangi amaçlarla kullanılabileceğine dair ellerinden geldiğince fazla fikir üretmeleri istenir. Çoğu ataşın kanca veya iğne olarak kullanılabileceğini ya da dar alanları temizlemeye yarayabileceğini söyler, Kâğıttan uçaklara ağırlık eklemek, oyun pulu olarak kullanmak veya çiçek saplarına tel gibi geçirmek nadir verilen yanıtlar arasındadır. Daha özgün yanıtlar üreten kişilerde otizm özelliklerinin de yüksek olduğu saptanır. Katılımcılara soyut çizimler gösterilip bunları açıklamak için mümkün olduğunca fazla fikir üretmeleri istendiğinde de benzer biçimde, daha fazla otizm özelliği taşıyanlar daha az fakat daha sıradışı yorumlar üretir.
Sayfa 168 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Bir diğer sanat dâhisi de Nadia'dır. İki buçuk yaşındayken, psikologların asla mümkün olamayacağını düşündükleri bir beceri düzeyiyle önce at figürleri ardından başka nesneler çizmeye başlar. Beş yaşına geldiğinde profesyonel sanatçıların eserleriyle aynı kalitede at çizimleri yapabilmektedir. Yetenekli çocuk sanatçıların ancak ergenlik döneminde geliştirebildiği perspektif anlayışını o çok erken yaşta kazanmış, uzam algısı ve cisimlerle gölgeleri resmedebilmeye yeteneği geliştirmiştir. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Otizmde Yaratıcılık
Otizm spektrumundaki kişilerin yaratıcı problem çözümüne yaklaşımı nörotipik insanlarınkinden farklıdır. İngiltere'deki Doğu Anglia Üniversitesi'nden Martin Doherty ve meslektaşlarının nörotipik insanlarla otizm spektrum bozukluğu gösterenleri dahil ettikleri çalışmalarında, otizm özellikleri taşıyan kişilerin sayıca daha az fakat daha özgün fikirler ürettiğini görmüştür. Doherty otizmlilerin genellikle doğrudan doğruya alışılmamış fikirlere yöneldiğini zira yaratıcı düşünmeyi kısıtlayan çağrışımlara ve hafızaya daha az bel bağladıklarını ileri sürer. Bir deneyde katılımcıların önlerine birer ataş konur ve bu ataşın hangi amaçlarla kullanılabileceğine dair ellerinden geldiğince fazla fikir üretmeleri istenir. Çoğu ataşın kanca veya iğne olarak kullanılabileceğini ya da dar alanları temizlemeye yarayabileceğini söyler, Kâğıttan uçaklara ağırlık eklemek, oyun pulu olarak kullanmak veya çiçek saplarına tel gibi geçirmek nadir verilen yanıtlar arasındadır. Daha özgün yanıtlar üreten kişilerde otizm özelliklerinin de yüksek olduğu saptanır. Katılımcılara soyut çizimler gösterilip bunları açıklamak için mümkün olduğunca fazla fikir üretmeleri istendiğinde de benzer biçimde, daha fazla otizm özelliği taşıyanlar daha az fakat daha sıradışı yorumlar üretir.
Sayfa 168 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Otizm spektrumundaki bazı kişilerin dikkate değer güçlü yönleri vardır, daha az bir kısmı ise müzik, sayısal işlem, resim gibi alanlarda sıradışı yeteneklere sahiptir. Bu otizmli dâhilerin çoğu meşhur olmuştur. Kraliyet Sanat Akademisi eski başkanlarından Sir Hugh Casson'un Britanya'nın en iyi çocuk sanatçısı saydığı Stephen Wiltshire da bunlardan biridir. Wiltshire birkaç dakika baktığı bir binayı büyük bir hızla ve özgüvenle hiç hatasız çizebiliyordu. Çizimlerini hiç not almadan, tamamen ezberden yapan Whitshire nadiren ayrıntı kaçırıyor ya da olmayan ayrıntılar üretiyordu. Casson'un yazdığı gibi, “Stephen Wiltshire ne görürse aynen onu çiziyordu; ne bir eksik ne bir fazla.” Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Beyin Bozukluklarından Yaratıcılık Hakkında Öğrenebileceklerimiz
Duygudurum bozukluklarının yazar ve sanatçılarda alışılmadık derecede yaygın olması, yüzyıllar boyunca yaratıcılığın delilikten türediği fikrini beslemiştir. Otizm spektrumundaki kişiler arasında da farklı tür bir dehanın varlığı gözlenmiştir. Alzheimer hastalığı ve frontotemporal demans gibi nörolojik bozukluklar bile yaratıcılığı ortaya çıkarabilmektedir. ... lowa Üniversitesi'nden psikiyatrist Nancy Andreasen yaşayan yazarlarda yaratıcılığı araştırmış, yaratıcı olmayan kişilere kıyasla yazarların bipolar bozukluk yaşama eğilimlerinin dört kat, depresyona yakalanma eğilimlerininse üç kat fazla olduğunu saptamıştır.
Sayfa 167 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Harvard Üniversitesi'nden Ruth Richards bu analizi bir adım öteye götürür. Bipolar bozukluğa yakalanma ihtimalini artıran genetik yatkınlığın, yaratıcılık eğilimiyle bir arada görülebileceği fikrini test eder. Hastaların aynı bozukluğu taşımayan birinci dereceden akrabalarını muayene eden Richards, gerçekten de bu ilişkinin varlığını saptar. Bundan yola çıkarak daha yüksek bipolar riski oluşturan genlerin aynı zamanda yaratıcılık eğilimi de oluşturabileceğini ileri sürer. Bu sav bipolar bozukluğun yaratıcılık eğilimi yarattığına değil, bipolar bozuklukla ilişkili genleri taşıyan kişilerin yaratıcılıkla dışavurulan ve yaratıcılığı artıran coşkunluğa, arzuya ve enerjiye de sahip olduğuna işaret eder. Bu çalışmalar, yaratıcılığı destekleyen genetik etkenlerin önemini vurgular. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Empatinin Sinirsel Fotoğrafı
Lazer inceliğinde bir elektrotla, uyanık durumdaki bir kişinin beyninde tek bir sinir hücresinin izlendiği kayda değer bir çalışmada, bu sinir hücresi hem söz konusu kişi canının acımasını -iğnenin batmasını- beklerken, hem de yalnızca başka birine iğne batırıldığını görürken ateşleme yapıyordu; harekete geçen temel empati duygusunun sinirsel bir fotoğrafıydı bu.
Sayfa 55 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
Mustafa Azak
Biz bir eylemi zihnimizde prova ederken -yapacağımız konuşmanın üzerinden geçerken, ya da golf topuna vuruşumuzun ince ayarlarını gözümüzde canlandırırken- pemotor kortekste, sanki o sözleri söylemiş ya da o vuruşu yapmışız gibi aynı sinir hücreleri etkinleşir. Beyinde, bir eylemin simülasyonu o eylemin icrasıyla aynı şeydir; aradaki tek fark, eylemin gerçek icrasının bir şekilde bloke olmasıdır. Sosyal Zeka / Daniel Goleman