Şizofreni, her biri beynin farklı bölgesini etkileyen üç tür belirti ortaya çıkarır; bu da onu, kavranması ve tedavisi özellikle zor bir bozukluk haline getirir.
Şizofreninin pozitif belirtileri -“pozitif” denmesinin sebebi iyi olması değil, bunları yaşayan kişide gözlenen yeni davranış biçimlerini ifade etmesidir- bu hastalığı en çok akla getiren ve genellikle varlığı hasta tarafından fark edilen ilk belirtilerdir. Pozitif belirtiler irade ve düşünce sürecindeki bozulmaları yansıtır. Düşüncede bozulma kişiyi gerçeklikten koparıp sanrı (halüsinasyon) ve hezeyan gibi algı ve davranış değişikliklerine yol açar. Bu psikotik belirtiler sadece bunları yaşayan kişi için değil, bunlara tanık olan insanlar için de dehşet vericidir. Bunlar ayrıca şizofreni hastalarına yapıştırılan damganın da başlıca sebeplerindendir.
...
En yaygın pozitif belirti sanrılardır, bunlar görsel ya da işitsel nitelikte olabilir. İşitsel sanrılar çok rahatsız edicidir; hastalar kendilerini merhametsizce eleştiren, bazen de aşağılayan sesler duyar. Bu sesler hastanın kendine ya da başkasına zarar vermesine neden olabilir. Hezeyanlar, yani gerçeklikle bağdaşmayan inanışlar da sık görülür. Farklı hezeyan türlerinin en yaygını paranoid hezeyandır. Hastalar genellikle diğer insanların kendilerine zarar vermeye çalıştığını, kendilerini takip ettiklerini ve peşlerini bırakmadıklarını düşünürler. Birinin kendilerini zehirlemeye çalıştığını, özellikle de bunu ilaçlar vasıtasıyla yapmaya çalıştığını düşünenlere de sık rastlanır.
Bir diğer yaygın hezeyan tipi, üzerine alınma ve kontrol edilmeyle ilgilidir. Hasta televizyondan ya da radyodan sadece kendine yönelik özel mesajlar aldığını hisseder; kendi zihninin başka insanlar tarafından kontrol edebileceğine inanma da şizofreni hastalarında sık görülür