Mustafa Azak

Mustafa Azak
@MustafaAzak
İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, ne kadar okursa okusun, en az bildiği şey, kendisi.
Şizofreninin Genetik Altyapısı
Tek yumurta ikizi şizofreni hastası olan birinin şizofreniye yakalanma olasılığı %50'dir. Genel nüfusta şizofreni riskinin %1 olduğu göz önüne alındığında, bu oldukça yüksek bir orandır. İkizlerden elde edilen veriler bize iki şey söyler: İlki şizofreninin çevresel etkenlerden bağımsız, güçlü bir genetik unsur barındırdığıdır. İkincisiyse genlerin tek başına etkili olamayacağıdır çünkü risk %100 değildir. Bu nedenle hastalığın genler ile çevrenin etkileşimi sonucu ortaya çıktığını söyleriz.
Sayfa 112 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
DNA'daki nadir görülen yeni (de novo) mutasyonlar -yani babanın sperminde kendiliğinden meydana gelen mutasyonlar- otizm riskini artırdığı gibi şizofreni ve bipolar bozukluk riskini de artırır. Baba yaş aldıkça sperminin bölünmeye devam etmesi ve daha yaşlı spermin daha sık mutasyona uğraması nedeniyle, babanın yaşı ile çocuğun şizofreniye yakalanma ihtimali birbiriyle doğru orantılı olarak artar. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şizofreninin Genetik Altyapısı
Tek yumurta ikizi şizofreni hastası olan birinin şizofreniye yakalanma olasılığı %50'dir. Genel nüfusta şizofreni riskinin %1 olduğu göz önüne alındığında, bu oldukça yüksek bir orandır. İkizlerden elde edilen veriler bize iki şey söyler: İlki şizofreninin çevresel etkenlerden bağımsız, güçlü bir genetik unsur barındırdığıdır. İkincisiyse genlerin tek başına etkili olamayacağıdır çünkü risk %100 değildir. Bu nedenle hastalığın genler ile çevrenin etkileşimi sonucu ortaya çıktığını söyleriz.
Sayfa 112 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Hastalığın belirtileri geç ergenlik dönemine dek ortaya çıkmasa da, şizofreniyle ilintili genlerin çoğunun daha doğum öncesinde beyin gelişimini etkilediği bulgusuna ulaşıldı. Bulgu, hastalık belirtileri çok sonra oluşsa da yaşamın erken dönemlerinde insanların çevresel risk etkenlerine karşı hassas oldukları bilgisiyle örtüşüyordu. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Şizofreninin Temel Belirtileri
Şizofreni, her biri beynin farklı bölgesini etkileyen üç tür belirti ortaya çıkarır; bu da onu, kavranması ve tedavisi özellikle zor bir bozukluk haline getirir. Şizofreninin pozitif belirtileri -“pozitif” denmesinin sebebi iyi olması değil, bunları yaşayan kişide gözlenen yeni davranış biçimlerini ifade etmesidir- bu hastalığı en çok akla getiren ve genellikle varlığı hasta tarafından fark edilen ilk belirtilerdir. Pozitif belirtiler irade ve düşünce sürecindeki bozulmaları yansıtır. Düşüncede bozulma kişiyi gerçeklikten koparıp sanrı (halüsinasyon) ve hezeyan gibi algı ve davranış değişikliklerine yol açar. Bu psikotik belirtiler sadece bunları yaşayan kişi için değil, bunlara tanık olan insanlar için de dehşet vericidir. Bunlar ayrıca şizofreni hastalarına yapıştırılan damganın da başlıca sebeplerindendir. ... En yaygın pozitif belirti sanrılardır, bunlar görsel ya da işitsel nitelikte olabilir. İşitsel sanrılar çok rahatsız edicidir; hastalar kendilerini merhametsizce eleştiren, bazen de aşağılayan sesler duyar. Bu sesler hastanın kendine ya da başkasına zarar vermesine neden olabilir. Hezeyanlar, yani gerçeklikle bağdaşmayan inanışlar da sık görülür. Farklı hezeyan türlerinin en yaygını paranoid hezeyandır. Hastalar genellikle diğer insanların kendilerine zarar vermeye çalıştığını, kendilerini takip ettiklerini ve peşlerini bırakmadıklarını düşünürler. Birinin kendilerini zehirlemeye çalıştığını, özellikle de bunu ilaçlar vasıtasıyla yapmaya çalıştığını düşünenlere de sık rastlanır. Bir diğer yaygın hezeyan tipi, üzerine alınma ve kontrol edilmeyle ilgilidir. Hasta televizyondan ya da radyodan sadece kendine yönelik özel mesajlar aldığını hisseder; kendi zihninin başka insanlar tarafından kontrol edebileceğine inanma da şizofreni hastalarında sık görülür
Sayfa 100 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Ağır şizofreni yaşayan insanların çoğu ilişki kurup sürdürmekte, çalışmakta, hatta hayatını özgürce yaşamakta zorluk çeker. Öte yandan bozukluğu daha hafif düzeyde yaşayanlardan bazılarının hayli parlak kariyerleri olmuştur; örneğin yazar Jack Kerouac, ekonomi dalında Nobel ödüllü John Nash ve müzisyen Brian Wilson gibi. Bu kişilerin hastalık belirtileri ilaç tedavisi ve psikoterapiyle büyük oranda kontrol altında tutulur. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
EMPATİK İLGİ
Başkalarının acısını algılamak refleks olarak dikkatimizi çeker; acı ifadesi, yardım etme duygusu uyandıran çok önemli bir biyolojik işarettir. Al yanaklı şebekler bile, bir zincir aynı zamanda bir başka şebeğe elektrik şoku veriyorsa, muz alabilmek için onu çekmezler. Ama istisnalar da var. İlk olarak, eğer acı çeken insanlardan hoşlanmıyorsak -örneğin haksız olduklarını düşünüyorsak- veya onları beğenmediğimiz bir grubun parçası olarak görüyorsak, acı empatisi sona erer. Ayrıca acı empatisi kolayca tam tersine, başkalarının acılarından zevk almaya dönüşebilir.
Sayfa 113 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Kaynaklar kıt olduğunda, onlar için rekabet etme ihtiyacı kimi zaman empatik ilgiyi bastırabilir; rekabetse, ister yiyecek, bir eş veya iktidar için olsun, ister bir doktorla randevu için, hernen hemen tüm sosyal gruplarda hayatın bir parçasıdır. Odak / Daniel Goleman