Duygusal sinyallerin aşırı duyarlı okumaları, başkalarının yaşadıklarına odaklanma yeteneğinin üç ana türünden biri olan bilişsel empatinin doruğunu temsil eder. Bu empati türü başka kişilerin bakış açısını almamızı, zihinsel durumlarını kavramamızı ve duygularını değerlendirirken aynı zamanda kendi duygularımızı da yönetmemizi sağlar. Bunlar yukarıdan aşağıya doğru zihinsel işlemler olabilir.
Buna karşılık, duygusal empatiyle karşımızdaki kişinin hissettiklerine biz de katılırız; bedenlerimiz, o kişinin yaşıyor olabileceği neşe veya kederde birbirine uyum sağlar. Böyle bir uyum genellikle otomatik, anlık ve -aşağıdan yukarıya doğru- beyin devrelerinde gerçekleşir.
Bilişsel ya da duygusal empati, karşımızdaki kişinin ne düşündüğünü anlayıp onunla aynı duyguları hissetmek anlamına gelse de, mutlaka sempatiye, ötekinin iyiliğiyle ilgilenmeye yol açmaz. Üçüncü tür olan empatik ilgi, daha da ileri gider: onlara değer vermemizi sağlar, gerekirse yardım etmek üzere bizi harekete geçirir. Bu şefkatli tutum, beynin derinlerinde ilgi ve bağlılıkla ilgili aşağıdan yukarıya doğru temel sistemlere dayanır, ancak bunlar daha yansıtıcı olan, onların iyiliğini ne denli önemsediğimizi değerlendiren yukarıdan aşağıya doğru devrelerle karışır.