Prefrontal loblar, amigdalanın ısrarlı taleplerini denetim altında tutarak, bu ham güdüye, muhakeme, yaşam kurallarına ilişkin bir anlayış ve en yararlı, en uygun tepkinin hangisi olacağına dair bir his katarlar. “Hayır, olmaz” diyen bu devreler, çılgınca heyecanlanan amigdalaya, aslında tehlikede olmadığımızı ve daha yumuşak bir tepkinin yetebileceğini söyleyerek onu yatıştırır.
Beynin temel tasarımı basit bir karşıtlık etrafında kurulmuştur: Bazı sinir hücreleri eylem başlatırken, diğerleri aynı eylemi yasaklar. Bu karşıt eğilimlerin hassas biçimde ayarlanmış orkestrasyonundan, alıcıyı iknaya çalışan bir satıcının güttüğü taktik olsun, becerikli bir cerrah tarafından yapılan hassas bir ameliyatta olsun, ortaya sürtüşmesiz bir icra çıkar. İnsanlar fazlasıyla güdüsel davrandıklarında sorun, amigdaladan ziyade, güdüleri kısıtlayan prefrontal devrenin işleyişinde olsa gerektir; bu tür kişiler eylemlerini fazla istekli olduklarından değil, bir kez başladıktan sonra duramadıkları için sürdürürler.
Amigdala beynin alarmı olduğundan, duyurduğu olağanüstü durumu karşılamak üzere sadece bir an için de olsa prefrontal lobları aşma gücüne sahiptir. Öte yandan, prefrontal loblar, amigdalayı çabucak ve doğrudan doğruya aşamazlar. Bunun yerine, amigdalanın telaşla yolladığı komutları durdurabilecek bir dizi “kısıtlayıcı” sinir hücresine sahiptirler. Bunların yaptığı iş, bir evdeki güvenlik sisteminin yanlış alarmını susturan gizli şifreyi devreye sokmaya benzer.