Mustafa Azak

Mustafa Azak
@MustafaAzak
İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, ne kadar okursa okusun, en az bildiği şey, kendisi.
Özgüven
Kendi Değerini ve Yeteneklerini Güçlü Biçimde Duyumsamak Bu yeterliliğe sahip olan insanlar » Kendinden emin bir izlenim bırakırlar; “varlıklarını” hissettirirler » Beğenilmeyen fikirleri dile getirebilir ve doğru bildikleri yolda her şeyi göze alabilirler » Kararlıdırlar, belirsizliklere ve baskılara rağmen sağlıklı kararlara varabilirler
Sayfa 88 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Liderlik-Yönetim
Reklam
İYİLEŞME YOLLARI
Üstün performanslı kişiler bilinçli bir şekilde geribildirim ararlar; bunun değerli bir bilgi olduğunu fark ederek, başkaları tarafından nasıl algılandıklarını işitmek isterler. Özbilinçli kişilerin aynı zamanda daha iyi performans göstermeleri de, kısmen bundan kaynaklanıyor olabilir. Anlaşılan özbilinçleri, iyileştirme sürecinin aralıksız devam etmesini sağlamaktadır. Ayrıca, özbilinç kendi başına paha biçilmez bir değişim aracıdır; özellikle değişim gereksinimi kişinin hedefleri, misyon anlayışı ya da -kendini geliştirmenin iyi bir şey olduğu inancı dahil- temel değerleriyle tutarlıysa. AT&T ve 3M dahil pek çok şirketin birkaç yüz “bilgi işçisi” -bilgisayar bilimciler, denetçiler ve benzeri kişiler- üzerinde yapılan bir incelemede, güçlü yanlarını ve zaaflarını bilmek ve işine buna göre yaklaşmak, hemen hemen her üstün performans gösteren kişide bulgulanan bir yeterlilikti. Bu çalışmayı Janet Caplan'la birlikte gerçekleştiren, Carnegie-Mellon Üniversitesi'nden Robert Kelley, şöyle söylüyor: “Yıldızlar kendilerini iyi bilirler.”
Sayfa 87 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Liderlik-Yönetim
GÜÇLÜ YANLARIMIZ VE ZAAFLARIMIZ
Görece yaygın -ve bedeli ağır olan- kör noktalardan bazıları, aşağıdaki listede yer alıyor. Bunlar, söz konusu noktalar dışında gayet başarılı olan kırk iki yönetici üzerinde Robert E. Kaplan tarafından yapılmış bir incelemenin bulgularıdır. İncelenen kişilerin konumları, bölüm başkanlarından yürütme kurulu başkanlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu; ama benzer sorunlar her konumda ortaya çıkabilir. » Kör hırs: Ne pahasına olursa olsun kazanmak ya da “doğru” görüntüsü vermek zorundadır; işbirliği yapmak yerine rekabet eder; kendi değerini ve katkısını abartır; yüksekten atar ve tepeden bakar; insanlara siyah-beyaz mercekten, ya dost ya da düşman gözüyle bakar. » Gerçekçi olmayan hedefler: Grup ya da örgütün önüne, aşırı hırslı, erişilemeyecek hedefler koyar; bir işin yapılması için gerekenler konusunda gerçekçi değildir. » Körükörüne çabalamak: Yaşamdaki başka her şeyi harcamak pahasına, kendisini zorlayacak şekilde çok çalışır; enerjisini yitirse de yoluna devam eder; her an bitip tükenebilir. » Başkalarını gütme: Diğer insanları tükeninceye dek koşturur; mikroyönetim uygular ve yetkileri devretmek yerine üstlenir; kırıcı ya da merhametsiz ve başkalarının duygusal açıdan zarar görmesine duyarsız biriymiş izlenimini uyandırır. » İktidar açlığı: Örgütün çıkarlarından çok kendi çıkarları için iktidar arayışındadır; diğer bakış açılarını umursamadan kişisel bir gündem dayatır; sömürücüdür. » Doymak bilmeyen itibar gereksinimi: Şöhret bağımlısıdır; başkalarının çabalarıyla elde edilen sonuçları kendine mal eder ve hataların suçunu ötekilere atar; bir sonraki zaferin peşinde koşarken, başlanan işlerin takibini yarım bırakır. » Dış görünüşüyle aşırı meşgul olma: Ne pahasına olursa olsun, iyi görünmeye gerek duyar; toplum içindeki imajıyla aşırı ilgilidir;
Sayfa 84 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Liderlik-Yönetim
KENDİNİ DOĞRU DEĞERLENDİRMEK
İçsel Kaynaklarını, Yetilerini ve Sınırlarını Bilmek Bu yeterliliğe sahip olan insanlar » Güçlü ve zayıf yanlarının farkındadırlar » Kendilerini gözlemler, deneyimlerden ders alırlar » İçtenlikli geribildirime, yeni bakış açılarına, sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye açıktırlar » Kendilerine yönelik bir hoşgörü ve bakış açısı sergileyebilirler
Sayfa 80 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Liderlik-Yönetim
KARİYERİNİZİ YÖNETMEK
Kendimizi kanıtlama ve dünyada bir iz bırakma güdüsünün en şiddetli olduğu dönem, yirmiyle kırk beş yaş arasıdır. Ama çoğu kez kırklı yaşların ortalarında ya da ellili yaşların başlarında yaşamın sınırlı olduğu ciddi olarak fark edildiği için, insanlar genellikle hedeflerini yeniden değerlendirir. Ölümlülüğün kabulüyle birlikte, neyin gerçekten önemli olduğu tekrar düşünülür. Daha tatmın edici geçim yolları bulmaya çalışan -ya da işlerini kaybettikleri için, başka çareleri olmayan- meslek sahiplerine danışmanlık yapan Stephen Rosen, “Ömürlerinin ortasına geldiklerinde, keşke bir sosyal hizmet işi yapıyor ya da restoran işletiyor olsaydım,” diyenler arasında, milyon dolarlık ücretler alan pek çok şirket yöneticisi ve avukat vardır,” diyor.
Sayfa 77 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Liderlik-Yönetim
Reklam