İnsan, ömrü boyunca mahkemelerde davacı ya da davalı olmakla kalmayıp, güzellikten anlamadığı için, haksızlık etmekte ustayım, her çeşit dolaba aklım erer, cezadan kurtulmak için dolambaçlı yollara başvurup bir yılan gibi işin içinden sıyrılmasını bilirim diye böbürlenir; güzel bulur bunu. Hem de bütün bunları ufacık, değersiz şeyler için yapar. Bu adam, yaşayışını, uykudan başı öne düşen bir yargıca muhtaç olmadan düzenlemenin ne kadar daha güzel, daha iyi olduğunu bilmez.