"Hayatımın sonuna kadar bu arabayla aynı çatı altında yaşamak isterim " dedim.
Bunu gülümseyerek söylemiştim, ama Çetin Efendi isteğimin içtenliğini anladı, başkaları gibi ' Aman Kemal Bey, ölenle ölünmez demedi. Deseydi, ona Masumiyet müzesi'nin ölenle yaşamak için yapılmış bir yer olduğunu söyleyecektim.
Schopenhauer , tüm sıkıntı ve üzüntülerin kaynağında İrade'nin arzuları olduğuna inanır çünkü tatmin edilmemiş bir arzu, bizi özlemle dolu olarak bırakır, tatmin edilen bir arzunun yerini bir yenisi alıncaya kadar da can sıkıntısı yaşarız. İrade'nin eğemenliğinden kurtulmanın tek yolunun, estetik beğeniye layık bir nesnenin üzerinde derinlemesine yoğunlaşmak olduğunu düşünüyordu. Schopenhauer o tür nesnelerin kendi benliğimizi içlerinde kaybedeceğimiz, kişiliğimizi unutacağımız ve nesnenin aynası haline dönüşeceğimiz özel bir algısal bilinç halini tetiklediğini söylüyordu.
Hepimiz dünyayı gerçekte oldugu gibi değil, kendi önyargılı algılarımız vasıtasıyla gözlemleriz. Dolayısıyla gerçekten bilebileceğiniz tek şey kendinizsinizdir.