Mustafa

Mustafa
@Mustafadiyebiri
Kitapçılarda zaman öldürmek, içe dönük insanlarda nefs-i müdafaadır. Kitaplardan bağımsız paylaşım yapmıyorum.
Osmanlı da çok eliaçık davrandı; aslında bu işle doğrudan doğruya ilgiliydi; gerçekten de Ay, hem yılını hem de oruç ayı olan Ramazanı düzenlemekteydi. Dolayısıyla, bir milyon üç yüz yetmiş iki bin altı yüz kırk kuruştan daha azını veremezdi ve bunu, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan kapıyı yöneten hükümetin baskısını hissettirecek bir ivedilikle yaptı.
Sayfa 74
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Herifin kalbi kadın gibi... Kafası da öyle. Devlet, hükümet, siyaset, padişah... Bunlardan bir şey anlamıyor.
Sayfa 228
Bekçi Ramazan Ağa'nın sesi, kulaklarında hâlâ çınlıyor. -Kızın çok büyüdü, Tevfik! Hafız oldu. -Babanın adı ne, kızım? -Kız Tevfik. Birçok şey birden oldu. Cüce kapıya dayanmış ağlıyordu. Tevfik, Tuna Nehri gibi taşmıştı, tayfun gibi kızın etrafında dönüyor, kapıp kollarıyla kaldırıyor.
Sayfa 95
Bu insanlar kendi felaketlerinden, mutsuzluklarından bile bir eğlence çıkarıyorlar; kendileriyle bir güzel alay ediyorlar. Bu bir saklı intikam mı, nedir?
Sayfa 144