Hepimiz, Günün Birinde Bir Hikaye Olacağız, Bir Hatıra.
Tesellim, Düşlerim ve En Büyük Hazinem
Annem babasından bahsederken hep ağlardı. Babası aklına geldiğinde ağlamaktan konuşamazdı. Fotoğraflarına bakamazdı onun. Neden sonra hatırlamıyorum, ağlamadan anlatmaya başladı. Zaman gözyaşlarını dindiriyordu anlaşılan. Belki gözyaşlarının geldiği nehri kurutuyordu. Kim bilir. İnsan büyüdükçe o nehre uğramaz oluyordu...
"Yolunda Gitmeyenler Listesi"ne yazarsın adını. Çözülecekler Listesi, Tamamlanacak Meseleler Defteri... Özlenen İnsanlar, Keşke Burada Olsa'lar, Düzelmesini İstediğim Durumlar... Bir Türlü Kelimelere Dökemediklerim, Yıllardır Söylemek İsteyip Söyleyemediklerim... Ne dersen...
Zihninden mürekkebe akar, oradan kağıda. Biraz dağılır, dinlenir, kurur, sonra oturur.
Bugüne iyice yerleş, bu geceye...
Yapılacaklar, çözülecekler, küsülecekler yarına kalsın. Bugüne iyice yerleş. Yüreğini sıkan ne varsa kağıt üstünde kalsın.
Yalnız değilsin, hiçbirimiz yalnız değiliz.
Yanıt, XI. yüzyılda yazılmış olan Kutadgu Bilig'de 172 kez geçmekteydi. Tabi o dönemdeki biçimi yanıt değil yanut idi. Ve öylesine güzel bir sözcüktü ki... Yusuf Has Hacib, eserinde 172 kez yanut, 189 kez de cevap sözcüğünü kullanmıştır. Kutadgu Bilig'de her iki sözcüğün de yer aldığı beyitlerden iki örnek:
seni siz tiseler anı siz tegil/takı anda yegrek yanut sözlegil.
"Sana, 'siz' derlerse ona (sen de) 'siz' diye hitap et/Ve ondan daha nazik konuş!" (4310).
özünde ulugka tilin özneme/cevab kılgu yirde irig sözleme.
"Kendinden büyüğe itiraz etme/Cevap vermen gerektiğinde kaba konuşma." (4303).
Sayfa 212 - Yusuf Has Hacib - Reşit Rahmeti Arat·Kitabı okudu
Türkçeye Macarcadan geçmiş az sayıdaki sözcükten biridir varoş. 1907'de F. Molnar'ın yazdığı Pal Sokağı Çocukları, Budapeşte'nin Jozsefvaros kenar mahallesindeki Pal Utca'da geçer. Jozsefvaros'taki yoksul çocuklarla zengin çocukların oyun alanları olan arsa için yürüttüğü bir "savaş"ı anlatır. Uğruna "savaştıkları" ve Nemeçek'in öldüğü arsa kimseye yar olmamış;"gerçek sahibi" sonunda arsaya üç katlı bir bina dikmiştir. Savaşların anlamsızlığı, dostuna ihanet etmemek, düşmanının bile onurunu incitmemek temeli üstüne kurulmuştur bu destansı öykü.
Keşke devletleri yönetecek kişiler başta olmak üzere "önemli mevki"lerdekilerin bazı kitapları okumaları yasal zorunluluk olsa. O kitaplardan biri de Pal Sokağı Çocukları olsa. Bazı kitapları okuyan insanlar uğraşsalar bile kötü olamıyorlar. Pal Sokağı Çocukları'nı okuyanlar gibi.
Bu kitabın son Mütercimi Tarık Demirkan "Dünyanın bütün çocukları Pal Sokağı'ndandır!" der. Ne güzel der!..
Sayfa 183 - F. Molnar- Nemeçek- Tarık Demirkan·Kitabı okudu