"Arz-ı hâl etmeğe cânâ sení tenhâ bulamam
Seni tenhâ bulacak kendimi asla bulamam"
(Seninle yalnız kalamıyorum ki hâlimi arz edeyim; yalnız kalınca da kendimi kaybediyorum)
"Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz. Biz neşâtın da gâmın da rüzgârın görmüşüz"
[Zaman bağının baharını da gördük, güzünü de; üzerimizden neş'e rüzgârları da geçmiştir gam fırtınaları da.]