Müteher Aslan

8/10
·138 syf.··
2021 4. kitabı
Kitap 1-2 saat içerisinde okuyabileceğiniz bir kitap. Kitapta o dönemin çoğu eserinde olduğu gibi bir şark-garp çatışması, Fatih-harbiye tramvayı üzerinden işleniyor. Fatih-Harbiye tramvayında kendi evi olan "muhafazakar" Fatih ve "renkli" Avrupai Beyoğlu arasında hem madden hem manevi olarak mekik ören Neriman tam bir fikir çatışması içindedir. Neriman kendi dünyasından sıkılıp yeni ve renkli bir hayat istemekte ama bu dünyanın samimiyeti konusunda da şüpheler duymaktadır, üstelik yıllardan beri sevgilisi olan Şinasi de vardır bu fikir çatışmasının içinde. Kitabın tam bir tarafsızlıkla yazıldığını söylemek zor; biraz daha kültürüne bağlı kalmanın doğruluğu işleniyor olsa da, savunulan fikir çok açık değil. Aslında hepimizin içinde hemen her konuda bir doğu-batı, eski-yeni, klasik-modern savaşı vardır ve çoğumuz Neriman gibi iç dünyamızda çatışmalar yaşarız, işte kendimizi dinlemek için bu kitabı okumak gerekir diye düşünüyorum. Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Halk Öldürdü"
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 16:16
1934'te İspanya'da patlak veren bir genel greve Asturya'daki madenciler de destek vermişti. Kitap bir tiyatro eseri ve olayı anlatan bir eser niteliğinde. Albert Camus'nun kitabı olarak gözükse de bu kitabı toplamda 4 kişi "Emek Tiyatrosu'nda" yazdılar. Tiyatro kısmındaki dekorlar seyirciyi tamamen oyunun bir parçası haline getirmek üzerine kurulu. "Halk öldürdü" repliği kitapta en sevdiğim replik oldu, halkın bilinçsizliğinin ve vurdumduymazlığının sonuçlarını anlatır nitelikte çünkü. 40 dakikada rahatlıkla okunabilecek bir kitap. Okumak isteyene iyi okumalar şimdiden
Edebiyat
Asturya'da İsyanAlbert Camus · Can Yayınları · 2018586 okunma
Fakirlik ve Zenginliğin Kökenleri
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
113 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 23:02
Hepimiz Afrika ülkelerinin neden bu kadar fakir olduğunu yüzlerce kez düşünmüşüzdür. Çoğu zaman haklı olarak sömürge ülkelerini de suçlamışızdır. Ama Afrika ülkelerinin çoğu 50 yılı aşkın bir süredir bağımsız devletler olarak varlığını sürdürüyor, yine de bu onları fakirlikten kurtarmadı, hatta tam aksine çoğu ülkede ekonomik sıkıntılar daha da katlanılmaz hale geldi. Botsvana gibi olumlu örnekler dışında tabi. Belki bazılarımız da Afrika ülkelerinin coğrafi konumları sebebiyle fakirliğe mahkum olduğunu düşünüyor ama bu kitapta fakirlik ve zenginliğin coğrafyayla alakası olmadığını göreceksiniz. Örnek lazımsa eğer: Kuzey Kore ve Güney Kore dipdibe iki ülke... Ortak tarihleri olan bir ülke... İkinci dünya savaşından sonra ayrıldılar, 38. paralelin Kuzey ve Güney'i olarak. Yani aslında 100 yıl bile ayrı geçirmediler ama iki ülke arasında bugün çağlarca fark var. Bu kitap onlarca örnekle beraber bir ülkeyi fakir veya zengin yapan şeyin ne olduğunu anlatıyor. Fransız İhtilali, İngiltere'nin görkemli devrimi, serflerin isyanı, Rosa Parks ile baraber gelen otobüs boykotu ve Amerika'nın ayrımcılıktan arınması gibi onlarca tarihi konu eşliğinde hem de... Bu kitap size bir kuram ve onlarca kanıt hediye etmekle kalmıyor, inanılmaz bir genel kültür de katıyor. Hayatım boyunca okuduğum tüm kitaplar arasında beni en çok etkileyen kitap kesinlikle Ulusların Düşüşü oldu. Tam bir başyapıt..
Siyaset
Ulusların DüşüşüJames A. Robinson · Doğan Kitap Yayınları · 20133,579 okunma
9/10
·99 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
1969 yılında Milano'da yaşanan ve 16 kişinin ölümüne yol açan patlamada Giuseppe Pinelli adlı bir anarşist suçlu bulunmuş günlerce yargılandığı odada kaza eseri (!) pencereden atlamıştı. Evet olay polis kayıtlarına aynen böyle geçmişti. Kitap ise bu gerçek olayı absürt bir taşlama şeklinde ele alıyor. Kazanmış olduğu Nobel Edebiyat Ödülü'nü sonuna kadar hak eden bu kitap; yozlaşmış toplumdan polis kuvvetlerine, adalet kurumundan demokrasiye, kısacası devlete dair her şeye ve içi boş her kuruma bir taşlama niyetinde. İronik bir şekilde bu taşlamaları dillendiren kişi kitaptaki deli karakteri. Kendimce, yazarın bu bilinçli seçimini, yozlaşmış bir toplumda aklı selim kalmanın imkansızlığına vurgu olarak yorumladım. Çayınızı, kahvenizi veya şu kış mevsiminde içinizi ısıtacak içeceğinizi yanınıza alıp soğuk bir Aralık ayında geçen bu başyapıtı 2 saat içerisinde rahatlıkla okuyabilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar :)
Edebiyat
Bir Anarşistin Kaza Sonucu ÖlümüDario Fo · Açılım Yayınları · 2014266 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2020 20:01
Olağanüstü bir kitap. Her biri tarihte bir kilometre taşı olmuş 14 olayı ve olayın içindeki 14 kişiyi kendi minyatüründen anlatmış Zweig. Fatih Sultan Mehmed'in fethinden, Wilson prensiplerinin arka hikayesine, Goethe'nin genç platonik aşkının sonucuyla çıkardığı başyapıta, Lenin'den Tolstoy'a 14 olağanüstü olayı bilinmeyen yönleriyle size anlatacak bir kitap. Bu kitabı bitirdiğiniz zaman bir kitaptan çok daha fazlasını okuduğunuzu bu kitabın size 14 olay ile 14 kitaplık bilgi verdiğini göreceksiniz. Tüm hikayeler çok değerliydi bu kitabın içindeki ama beni en çok son hikaye, Wilson prensiplerinin hikayesi sarstı. Dünyaya gerçek ve kalıcı bir barış getirmeye çalışan tek bir adamın karşısında kendi ülkesi de dahil tüm dünyanın adeta "biz savaş istiyoruz" şeklinde durması, Avrupa'nın riyakar duruşunu bir Avrupalı yazardan dinlemek beni çok etkiledi. Umarım bir gün hepiniz bu kitabı okuma fırsatı elde edersiniz.
Edebiyat
İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği AnlarStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20196,8bin okunma