Müteher Aslan

Nazilerin o korkunç bilimselliği, Auschwitz'de pek güzel görülebiliyor. Himmler'in hekimlerinin insanların kısırlaştırılması deneylerini yaptıkları ameliyathaneler kusursuz. İnsandan çıkan maddelerin işlendiği bir laboratuvar, olduğu gibi duruyor. Bir kapıdan canlı bir adam giriyor, öteki kapıdan posası çıkıyormuş. Bir insanda ham madde olarak ne varsa içeride kalıyormuş. İnsan derisinden insan saçıyla dokunmuş kumaşlardan, insan bedeninin yağından elde edilen ürünlerden muazzam bir sanayi yaratılmış Avusturya'da, üzeri çiçeklerle süslü, çam kokulu, koskoca bir kalıp sabun görmüştüm. İçimizden birinin, bu sabunun amcasından elde edildiğine inanması için yeterli nedenleri vardı. Auschwitz'de bu eşyalardan bir sergi yapmışlar ve insan bu meşum sanayinin piyasada harika bir geleceği olduğunu anlayabiliyor: İnsan derisinden üretilmiş bir bavul, çok üstün kalitede bir mal. Ben insanın bu kadar işe yarayacağını, hatta bavul yapmaya bile yarayacağını düşünemezdim.
Sayfa 83 - Can Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Garip Komünizm
...Eski rejim din eğitimini kaldırmış, kardinali polis gözetimi altında bir manastıra kapatmıştı. İfade özgürlüğünü, grev hakkını, sosyalizmin yapılanmasında kitlelerin inisiyatifini de kaldırmıştı: Moskova'nın emrindeki bir grup insanın diktatörlüğüydü bu. Siyasi polis, asayişi terör estirerek sağlıyordu. En popüler komünist yönetici olan Wladyslaw Gomulka hapse atılmıştı. Kitlelerin baskısı Gomulka'yı serbest bıraktırıp onu omuzlar üstünde parti sekreterliğine taşıyınca, yaptığı ilk iş, siyasi polis teşkilatını lağvetmek, onun tarafından işlenmiş suçlardan sorumlu olanları adalet önüne çıkarmak ve kardinali özgürlüğüne kavuşturmak olmuştu. Doğruydu: Gomulka ile kardinal birbirleriyle hiç konuşmamışlardı, birbirlerini resimlerinden tanıyorlardı. Polonya'nın başpiskoposu, daha önce görülmedik bir davranışta bulunarak, kiliseden kiliseye dolaşıp vaiz kürsüsüne çıkarak, Katoliklerden komünist adaya oy vermelerini istedi. Vatikan'la başı derde girdi. Gomulka da kendi açısından Sovyetler Birliği'yle ve partisinin katı politikacılarıyla ters düştü ama dini egitimini geri getirdi. Halk bir adım öne geçmişti. Gomulka da öyle. Kardinal Vyszynsky de öyle. Neler olup bitiyordu? Bir kısım Polonyalılar aynı zamanda hem Katolik hem komünist. Cumartesi günleri partinin hücre toplantısına katılıyor, pazarları ayine gidiyorlar.
Sayfa 77 - Can Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Siyaset
Varşova'nın yeniden inşa edilmesi, daha önce görülmedik ulusal bir çabayı gerektirmiş. Getto bugün boş ve çıplak, kasap tahtası gibi dümdüz bir meydan. Kurtuluş sabahı şehrin merkezi işte böyleymiş. Yalnızca şehirden değil, Polonyalılardan da eser yokmuş. Geride kalanlar -daha sonra memleketlerine geri dönenlerin de yardımıyla- taş taş üstünde kalmamış olan bir şehri, her bir taşı tek tek yerine koyarak yeniden inşa etmek için harekete geçmişler ve bir tür intikam hırsıyla, Polonya süvarilerinin Hitler'in tanklarına mızraklarıyla karşı koyarken gösterdikleri aynı sembolik korkusuzlukla, bu işi becermişler. İlk önce şehri kağıt üzerinde yeniden inşa etmişler: planlarla, fotoğraflarla, tarihi belgelerle. Akademisyenlerden oluşan bir komisyon, yeni şehrin eskisinin tıpatıp aynısı olması için, yeniden inşa edilen binaların gerçeğe uygunluğunu denetlemiş. Ortaçağ dan kalma surları yeniden yapmak için, formülü yüzyıllar önce yok olmuş özel tipte tuğlalar üretmek zorunda kalmışlar. Fotoğraflarla kurulan bu şehrin insanın üstünde bıraktığı etki çok garip Ortaçağ'dan kalma daracık sokaklar taze boya kokuyor. Binaların dört yüz yıllık cepheleri henüz tamamlanmamış. İskelelerin üzerinde, yarın sabah üç yüz yıllık olacak freskleri yeniden boyamak için, unutulup gitmiş teknikleri ve formülleri yeniden yaratmak zorunda kalan 1925 doğumlu ressamlar var. Devasa boyutlardaki bu iş, ekmek ve ayakkabı pahasına yapılmakta.
Sayfa 67 - Can Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Tarih
...Tıpkı kadınları olduğu gibi, ülkeleri de yataktan kalktıkları halleri ile görmek gerekir.
Sayfa 45 - Can Yayınevi·Kitabı yarım bıraktı
Edebiyat
Kullanabilecekleri tek yasal silah grev olurdu. Ama grev hakkı yok; çünkü rejim dogmatik: Diyorlar ki, proletarya iktidardayken proleterlerin kendi kendilerini protesto etmek için grev yapmaları saçma olurmuş. Bu bir safsata. "Devrim," diyorlardı bize Marksist öğrenciler, "Almanya'da yapılmadı. Onu bir sandığın içinde Sovyetler Birliği'nden getirdiler ve halkı dikkate almadan buraya koydular.
Sayfa 39 - Can Yayınları·Kitabı yarım bıraktı
Siyaset