Şəfiqə Mütəllibli

Şəfiqə Mütəllibli
@Mutellibli
Good books are good friends...
Graphic Designer
Technology teacher
Gabala/Azerbaijan, 10 Nisan 1996
284 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Bir kaşık hintyağı, inatçı kabızlığın tedavisinde önerilir ve işe de yararmış. Tabii kısmen içinde bulunan eser miktarda risin nedeniyle etkili olmuştur. Ancak hastayı kabızlıktan kurtarırken mide krampları ve sancıları, bazen de şiddetli ishal ve sıvı kaybını da beraberinde getirmiştir. Bu etkisi nedeniyle, Nazi toplama kamplarında ceza olarak kullanılan hintyağı, mahkûmlara zorla içirtilip onların sonucu ölüme varabilen acılar çekmesine neden olurdu..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eski bir isim olan atropin Yunan mitolojisindeki üç kader tanrıçası; Clotho, Lachesis ve Atropos'tan gelir. Her yeni doğan çocuğu ziyaret eden bu üçlü, onların geleceğini tayin ederdi. Clotho, hayatın ipini açık ve koyu renkli iplerden eğirir, Lachesis ipi bazen gevşek bazen sıkı dolar, Atropos da sonunda ipi kesecek makası tutardı. Bir insanın ne kadar süre yaşayacağına Atropos karar verdiğinden, onun isminin Atropa olarak bilinen zehirli bir bitki cinsine ve bu bitkilerin ürettiği atropin adı verilen ölümcül kimyasala verilmesi isabetli olmuştur...
Bir ölümün doğal olmayan sebeplerden gerçekleştiğinden şüpheleniliyorsa, incelenmesi gereken belli miktarlarda doku ve vücut sıvısı vardır. Bunların arasında, kalpten alınacak kan (genellikle 25 ml), uyluk kanı (10 ml), karaciğer (100 g), ve safranın tamamıyla böbrek (50 g), mesanedeki idrarın tamamı, gözdeki camsı cisim ve midenin bütün içeriği bulunur... Eğer örneklerde şüpheli bir kimyasal bulunursa, akciğerlerden ve bağırsaklardan da örnek almak gerekebilir. Kısmen çürümüş cesetlerde analiz için kas, deri, kemik, saç, tırnak hatta vücuttaki kurtçuk örnekleri toplanır...
Atropin, hiyosinden çok daha zehirlidir ve güzelavratotunun tek yemişi, içerisinde küçük bir çocuğu öldürecek kadar atropin barındırır. Yine de bu toksinin yüksek dozundan dahi sağ kurtulmayı başaran insanlar vardır. Örneğin, Alexander Agutter' ın hayatta kalması beklenmiyordu ama kaldı. Kocası, Alexander 'yı keskin tadını cin tonikle bastırdığı atropinle zehirlemeye çalışmıştı. Sonra da suçu, birkaç şişe toniğe atropin karıştırıp bunları, Edinburgh 'daki bir marketin raflarına koymuş gizemli psikopatlara atmıştı. Agutter' ın bir suç programını senaryosunu andıran planı, bu programlarda olduğu gibi adli kimya sayesinde ortaya çıkarıldı. Yine aynı programlardaki kötü adamlar gibi Agutter'da hapsi boyladı. Fakat Agutter, hayatının ilerleyen dönemlerinde Manchester Üniversitesi'nde felsefe ve etik öğretmeni olarak iş bulacaktı. Gerçek hayat, çoğu zaman kurgudan daha şaşırtıcıdır..
Lakin mən ümidimi itirməmişəm, nə vaxtsa əzab-əziyyətimə, yaşadığım bu cəhənnəm həyatına son qoyulacağına inanıram. O gün gələcək və mən səbirlə o günü gözləyirəm. Başqa cür ola da bilməz, əks təqdirdə, mən bir gün də yaşaya bilmərəm...