Kitaptaki son sözüm şudur
Orhan Bey, lütfen unutmayın. . . "
"Unutmam"
Füsun'un fotoğrafını aşkla öptü ve ceketinin göğüs cebine dikkatle yerleştirdi. Sonra bana zaferle gülümsedi.
"Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım...
Anneme göre Füsun'un ölümü,babamın ölümü gibi bir şeydi,ikimiz de sevdiklerimizi kaybettiğimize göre gönül rahatlığıyla surat asabilir, insanları cezalandırabilirdik.
Göğüs kemiklerinde kırıklarda ve alnındaki cam kesiklerinden başka; güzel vücudunda,hüzünlü gözlerinde, harika dudaklarında, pembe büyük dilinde, kadife yanaklarında, sağlıklı omuzlarında, boynunun, göğsünün, ensesinin, karnının
ipek teninde, uzun bacaklarında,her görüşümde bir an beni gülümseten ayaklarında, uzun,incecik, bal rengi kollarında,ipek teninin üzerindeki bellerde ve kumral küçük tüylerde, kalçalarının yuvarlaklığında ve her zaman yanında
olmak istediğim ruhunda hiçbir
hasar yoktu.