Önemi yarım asır sonra anlaşılacak ve dahası siyaset bilimi ve sosyoloji derslerine konu olacak bir meseledir bu.
Erhan ağabeyimin incelemesinden gördüğüm kadarıyla işin siyasi sürecine mercek tutulmuş. Halbuki kamuoyu oluşturan bir eylem planı var ortada. Kusursuz bir organizasyondur bu. Efkar-ı umumi derdi eskiler. Millet aklını, yaşayış biçimini ve günlük reflekslerini dizayn etme çabası güden bu gibi dergiler, 80 Darbesi’ndeki komite kararları ışığında çalışmaya devam ediyor. Herkesin bildiği o “Üç S” meselesi. Yani sağ-sol olarak ikiye bölünen Türk gençliğinin gündemini “Seks-Sanat-Spor” üçlemesiyle siyasetten arıma tedbiri.
Lise yıllarımdı. Büyük bir matbaada yevmiyeci olarak çalışıyordum. Bu vesilesiyle Penguen dergisine maruz kalıyordum bolca. Kara mizah adı altında hem siyasi kaosa zemin hazırlıyor hem de pornografik meseleleri işliyordu Penguen. Charlie Hebdo ekolü zamanla egemen oldu karikatür camiasına. Hasan Kaçan gibi pek azı kaçabildi bundan.
Sanat külfetli bir meseleydi. Özelde lise öğrencileri olmak üzere daha ulaşılabilir bir kitle için yeni bir mizah türü atıldı ortaya. O meşhur “Caps” dönemi. İnci Caps, söz konusu dergilerin sanatsız ve tarafsız(!) versiyonu olarak doğdu. Zira hiçbir caps imza taşımıyordu. Bu yüzden herhangi bir yaptırım, hukuku süreç vs… yaşanmadan her türlü değer “kara mizah” adı altında aşağılanabiliyordu. Elbette dergilerin taşıdığı misyon daha etkiliydi. Elit bir kitleye hitap ediyordu ve kanaat önderleri için mühim bir referans noktası oluyordu.
Günün sonunda koca bir tebriği hak eden bir çalışkanlıkla karşılaşıyoruz. Kusursuz organizasyon, kesintisiz fon.
Fon demişken;
Bizim Mahle’nin para babaları mabat yalatmadan zırnık koklatmaz. Yalatsa da koklatmaz. Kayıtsız dürzü topluluğudur onlar. Tek hassasiyetleri İş Bankası