Büyük telaşların ortasında
Çırpındıkça hatırlanan bir kuş idim
Durmadan savruldu tozları
Konduğum tüm viranelerin
Bilemedim hangi gecenin sabahında
Telef eyledim bu günleri
Bir asker, avucunda güvercinle
Hangi savaş meydanında katledildi?
Şimdi siz söyleyin
Hangi dünya bu
Sessizliğe bürünürken
En kutsal kavramlar
Kıyılara ulaşamıyorken çamurdan eller
Ümitsizlik kaplıyorken denizlerimi
Henüz giyilmemiş
Bayramlık çocuk ayakkabıları
Hangi mezara sığar?
Söylesin inandığım hilal
Peşinden koştuğum renkler
En karanlık gecede tutunduğum alfabe
Söylesin yeri var mıdır vicdanlarda
Meydanlara yığılan atların
Üzerlerine dökülen gözyaşlarının
Yeri var mıdır?
Bilenmezliğe kürek çeken fikirlerin coşkunluğuyla
Sarf ettiğim sözler
Durmadan hırpalarken omuzlarımı
Göğsümde kanayan papatya yaralarıyla