Bütün beşeri sistemlerin en önemli dayanaklarından birisi, toplumun sahip olduğu kültürel değerlerdir. Statüko, kültürün meşrulaştırıcılığından hareketle kendisini o toplumun üyelerine kabul ettirir ve varlığını korur. Kültürün, insanların düşünce ve değer yarglarında bir fonksiyona sahip olması ise genellikle o kültürün mimarları saylabilecek geçmiş nesillere dayandırılır. Geçmiş nesiller ise en olumlu ve en güzel sıfatların odaklaştığı kişiler olarak düşünülür. Dolayısıyla bu insanlara karşı çok küçük de olsa, olumsuz bir tavır veya düşünce, statüko tarafiından anında sert bir tavırla karşlanır. Zira geçmiş nesillerin hiç de önemli kişiler olmadıklarının ilanı, statükonun meşruiyetini kaybetmesi anlamına gelir. Bu nedenle peygamberlere karşı çıkanlar, tepkilerinin gerekçesi olarak geleneklerinin aşağılandığı, bunu kabul edemeyeceklerini ileri sürerler. Çünkü onlar atalarından Lâ ilâhe illallâh sözünü duymadıkları gibi, üstelik bu söz atalarının sahip olmadıkları bir inancı ileri sürerek, atalarının ilah inancında yanlışa sahip olduklarını dile getirmektedir.