Bir akşam eve dönerken içi taşla doldurulmuş bir mendil yedim sırtıma . Sert bir biçimde öcümü alan uşak , bu olayı anneme anlattığı zaman ,annem ,” Bu uğursuz çocuk yalnız üzüntü verecek bize !” diye haykırdı .
Ailemde uyandırdığım tiksintileri buldum bu sözde , bu yüzden kendi kendime korkunç bir güvensizlik duymaya başladım . Evde olduğu gibi ,orda da, kendi içime kapandım .”iKİNCİ BİR KAR YAĞIŞI, RUHUMA EKİLMİŞ TOHUMLARIN ÇİÇEKLENMESİNİ GECİKTİRDİ.”
Stephan Arkadyiç hiçbir eğilimi, görüşü seçmiyordu , tıpkı şapkasının ya da ceketinin modelini seçmeyip ayağına getirilenleri aldığı gibi , bu eğilim ve görüşler de ona kendileri geliyorlardı .
“Oysa genellikle olgun yaşlarda gelişme gösteren bir düşünce etkinliğinin gerekli olduğu belli bir topluluk içinde yaşayan onun gibi birinin görüş sahibi olması , bir şapkasının olması kadar gerekliydi.”