... Goethe demiş bunu. Olgunluklarında gençlik arzularını gerçekleştirmeye çabalayan kimseler hata eder. Vaktinde mutlu olmayı bilememiş ya da mutluluğu tatmamış kimseler ne kadar çabalasalar da artık çok geçtir. Olgunlukta tekrar bulunan aşk en fazlasından mutlu anlatın tatlı bir tekrarıdır.
...Hiç olmadı tetik parmağını keserdin. Parmağı eksikleri de almazlardı. Üstüne çiğnenmiş ekmeğe karıştırdığın örümcek ağını bağlardın, az acırdı sonra geçerdi, sorana da atlar için saman keserken makinaya kaptırdığını söylerdin. Pek çok köylü parmaksız gezer ama savaşa gitmez. On tane parmak var zaten biri eksik olsa ne olur. Terziye lazım parmak, iğneyi ipliği tutacak. Zengine lazım, parasını sayacak. Rahibe lazım, minberden günahkarları gösterecek. Ama toprakta çalışıyorsan kol lazım, dirsek lazım, parmak değil.
Iyi bir hatıra iyi bir şarap gibidir, yalnız içmemek gerekir. Akranlarımın birer birer öldüğünü gördükçe beni en çok "Hatırlıyor musun?" diye sorabileceğim kimsenin kalmayacağı gün korkutuyor.
... Fazla gereksiz yaşantıdan korunmalıydım. Yaşadığımın yarısı olsa benim için yeterdi. Fakat ekseriya, hangi yaşantının fuzuli olup hangisinin olmadığını yeterince çabuk göremiyordum.