~
Rüzgar gibi gelenler,
Işık hızıyla çıkar hayatınızdan...
Yanlışınızdan değil,
Hatalarınız yüzünden değil.
Çok sevdinizden giderler.
Yaralarına merhem,
Canlarına can oldunuz diye giderler.
Siz,
Ne hata yaptım,
Neyim eksikti derken giderler...
Öyle hızlı giderler ki,
Işığının,
Gök gürültüsünden çok önce çekip gittiği,
Yıldırımı gürültüler içinde bıraktığı gibi,
Sizden habersiz,
Sessiz sedasız ama,
Sizi feryat figan bırakıp giderler...
Rüzgar gibi gelir,
Sizi karanlığa hapseder,
Işık hızıyla giderler...
~
Bülent Kaya
Kimi zaman susmak, kimi zaman konuşmak; kimi zaman dinlemek, kimi zaman anlamak; kimi zaman gülmek, kimi zaman ağlamak, kimi zaman ise nefes dahi almak zor gelir insana... Yaşamak için yaşar. İsmet Özel'in ifadesi ile" Bu silinmez yaşamak suçu üzerimde..." dediğimiz anlar olur. Böyle bir zaman diliminde oldu daha önce okumayı niyet ettiğim eseri okumaya başlamam; tamamen tevâfuktu.( Birbirine denk gelme, latifâne (hoş, zarif) bir şekilde uyum içinde olma.) Zira tevâfuklara her daim inanan bir insanım. Çevirdiğim her sayfası boşlukta kalmış duygularıma, zihnime, bedenime ferahlık veriyordu sanki; beni başka başka diyarlara götürüyor, içsel savaşımı verdiriyor sonra geri getiriyordu...
Herkes gibi ben de daimi mükemmeli düşleyen bir arayış içerisindeydim. Yolun zorluğunu, dönemeçlerini, sabır isteyişini düşünmeden sade ve sadece aradığıma bir an önce kavuşmak isteğiyle... Sanki aradığımı bulunca mutlu olacakmış gibi; nankörlüğümü, doyumsuzluğumu halden anlamayacak oluşumu unutarak... Bencillik dehlizinde kavuşmak için arıyordum.." Bilmez ki aslında kendine iyi gelende gelecek olanda kavuşmak değil aramaktır." Sırrına henüz erişmemiştim..
"Bir gün bana "Ya birden bire yok olursam, ne yaparsın?" diye sormuştu. Hiç düşünmeden "O halde ben de yok olurum" demiştim.
"Ama diyelim ki nereye gittiğimi bilmiyorsun."
" Biraz düşünür sonra öğrenir ve gittiğin yere gelirim."
Cevabım yüzüne güldürmüştü. Tekrar sordu. "Hiç pes etmez misin peki? "
Aynı ciddiyetle bir müddet düşündükten sonra:" Asla."(s.133)
Beklemek hasretle, var olmadığını olmayacağını, gelmediğini, gelmeyeceğini bile bile beklemek... Bazen küçücük bir umutla, bazen büyük bir aşkla, bazen tarifsiz bir sevinçle, bazen dünyalar altında kalmış bir hüzünle, ızdırapla... beklemek sade ve