Nasıl bir sinek kanadı göz üstüne bırakılsa bir dağı setreder, göstermez. Öyle de, insan, garaj damarıyla, sinek kanadı kadar bir seyyie ile dağ gibi hesanatı örter, unutur, mü''min kardeşine adavet eder, insanların hayat-ı ictimaiyesinde bir fesat alet olur
Tanzimat'tan sonra insanla beraber kahve zevki de değişti. Viyana ve Paris usulü duvarları aynalarla süslü, sandalye ve masalı kahveler açıldı ve bugün o kadar zevk ve dinlediğimiz "Katibim" türküsünde kolalı gömleği ve setresiyle alay edilen İstanbul beyleri bu kahvelerde toplanmaya başladılar
Bence Sultanahmet'te , mesela bir yaz öğlesinde Kozyatağı'nda veya Eyüp Sultan üstlerinde, bostan dolaplarının, kır böceklerinin sesleri arasında yeşil renkten ve aydınlıktan yarı sarhoş dinlenir gibi, yahut boğaz körfezlerin de Mehtap seyreder gibi gezilmeli