Narissa

Narissa
@Narissa_
Okuma alışkanlığımı geri kazanma yolculuğuma hoş geldiniz.
Spoiler içerir.
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2025 146. kitabı
Serinin şu zamana kadar, beni en çok içine çeken ve okurken en çok eğlendiğim kitabı bu oldu. Zoltan'ı görmek, Regis'i görmek ve başlarından geçen olaylara tanıklık etmek beni çok heyecanlandırdı. Milva'ya kanım çok ısındı. Hamile olduğunu anlamıştım ama sonda düşün yapacağını tahmin edemedim. Acaba Geralt diğer yolu seçseydi bunlar başlarına gelir miydi? Sanırım bu sorunun cevabını asla öğrenemeyeceğiz. Ama sanırım bu yolu seçmeseler Meve'i göremezdik! Allah'ım Meve! Umarım diğer kitap içinde Meve'i biraz daha fazla görürüz. Ve sonunda Ciri ile buluşur, onu bulurlar. Çok heyecanlandım. Acaba daha neler olacak. Bir de Dandelion'u sevdiğimi söylemiş miydim? Gerçi tüm karakterleri çok seviyorum. Ve Regis! Onu gördüğüm için çok mutluyum. Şu zamana kadar seride en sevdiğim kitap bu oldu!
Ateşle İmtihanAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20181,425 okunma
Reklam
10/10
·320 syf.··
2025 133. kitabı
Vay canına! Bu senenin veya geçen senin sonunda okumaya başlayınca yarım bırakmıştım. (40-50 sayda anca okumuşumdur.) Sanırım tam bu zamanda okumak için! Arkasında şöyle yazıyor: "Kızların Suskunluğunda Pat Barker, Troya Savaşı'nı Akhilleus, Odysseus ve Agamemnon gibi intikam peşindeki erkeklerin değil, onların gölgesinde kalan bir kadın olan Briseis'in gözünden anlatıyor ve İlyada destanını yepyeni bir bakış açısı getiriyor." O kadar doğru ki! Üzerinden kaç gün geçti... yine de aklımdan çıkmıyor. (Bu yorumu üzerinden bir buçuk sene geçtikten sonra buraya giriyorum. Ve diyebilirim ki, hala aklımdan çıkaramadım.) Beni derinden etkiledi. O erkeklerin gölgesinde kalmanın, bir köle olmanın ağırlığını hep hissettim. Akhilleus ve Patriklos'un hikayesini bildiğim için sona doğru çok gerildim. Her an bir şey olabilecek oluşunun gerginliği üzerime kara bir sis gibi indi. Ama bilinen sonu değiştiremezsin. Beni yaralayan bu sonu tektar yaşamak ruhumu ezdi. Çok, çok güzel yazılmıştı. Yazarın kalemine hayran kaldım. Uzun zamandır beni bu denli etkileyen bir metin okumamıştım.
Kızların SuskunluğuPat Barker · İthaki Yayınları · 20201,562 okunma
Spoiler içerir
9/10
·448 syf.··
2025 132. kitabı
Witcher serisinin dördüncü kitabı! Geralt ve Ciri'nin hikayesini okumak gerçekten çok hoşuma gidiyor. Bu kitapta Kuzey Krallıkları, Nilfgard İmparatoru Emhyr van Emreis tarafından işgal edilmekte. Ve o korkunç savaş başlıyor. Yen ve Ciri'nin yolculuğunu okumak güzeldi. Ciri'nin okula gitmesi için yapılan bu yolculuk hiç planlandığı gibi gitmedi tabii. Ciri, Yen'den kaçtı ve kaçarken Vahşi Av peşine takıldı. Kaderin cilvesi öyle bir işliyor ki, bu kaçışın sonu Yen ve Ciri'yi, Geralt'ın yoluna düşürüyor. Cadılar meclisinde çıkan darbeyi okumam beni gerdi! Şuan Yen nerede mesela??! Geralt az kalsın ölüyordu! Oradan zor kaçtılar. En soluksuz okuduğum kısımlardı burası. Okurken gerginlikten sayfaları nasıl çevirdiğimi hatırlamıyorum bile!
Nefret ÇağıAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20181,742 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 128. kitabı
İşte şimdi serinin tam olarak içine girdik! Birbirinden bağımsız hikayeler yerine bir olay örgüsü var. Ve okuması çok daha keyifli. İlk 30 sayfa benim açımdan biraz sıkıcıydı ama sonrasında hikaye çok ilginçleşmeye başladı. Dandelion'u sevdiğimi söylemiş miydim? Kitabın başındaki Triss, Ciri ve Geralt'ın olduğu yerler çok iyi işlenmişti. Bu savaşın nasıl devam edeceğini, nasıl ilerleyeceğini çok merak ediyorum. Ciri ve Yen'in ilişkilerini de çok sevdim. Ona baykuşun demesi vs çok güzel değil mi? Yen'i çok seviyorum. Bazı yerlerinde politikaya bile giriyoruz ve bu benim ilgimi inanılmaz çekti. Özellikle Yen ve Ciri'nin nasıl tanıştığını öğrendiğimiz, aralarındaki bağın nasıl geliştiğini, derinleştiğini gördüğümüz kısım favorim oldu. Witcher serisini çok ama çok seviyorum!
Elflerin KanıAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20172,184 okunma
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 124. kitabı
Keşke bu kitabı çok daha önceden keşfedip okusaydım. Yani Momo'yu tabii ki biliyordum ama alışveriş listeme bir girip bir çıkıyordu. Keşke daha erken okusaydım. O kadar güzeldi ki! Ba-yıl-dım! Momo'nun arkadaşı olmak, onun bu hikayesini okumak kendimi bir şekilde özel hissettirdi. Yazarın yaptığı göndermeler dönemimize bile o kadar uyuyor ki. Sanki zamanımız Duman Adamlar tarafından çalınmış gibi! Depresyonu, zamane insanının sadece çalışmaktan başka bir şey yapmamasını, sevdiklerine bu gibi sebepler yüzünden zaman ayıramamasını anlatıyor. Ama o kadar güzel anlatıyor ki! Bayıldım Ende'nin kalemine. Momo'nun arkadaşlarına yardım etmesi, çabalaması, dinlemesi... Kelimeler ile nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Hele kaplumbağaya bayıldım! Mükemmeldi. Her yaştan insan bu kitabı okumalı. Özellikle zamanı elinden akıp gidenler...
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Reklam