Yetişkinlerin savaştığı bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiğı bır dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
— Ne biçim dünya bu be! Insanlar aya gidiyor, Elektriğin çevresinde dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama, burada, şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallıyı koruyan, onu düşünen biri...
Ama dediğim gibi bütün acılar korkaktır, yaşama karşı duyulan aşırı arzu karşısında acı geriler; çünkü yaşama arzusu, düşüncelerimizde var olan ölüm arzusundan çok daha güçlü şekilde bedenimizin her zerresinde mevcuttur.
Burası henüz bireyin kıymet gördüğü, birey olarak kabul edildiği bir coğrafya değildi.Burada
toplu ölümler olunca ancak haber değeri olurdu. Onun bile sadece haber değeri olurdu ertesi gün unutulurdu. Hiçbir yetkili toplu ölümlerden sorumluluk hissedip istifa etmek gibi bir yanlışa düşmezdi.
“Yani mahkemenin adamıyım,” dedi rahip. “Öyleyse, senden ne isteyebilirim ki? Mahkeme senden hiçbir şey istemiyor. Geldiğinde seni alıyor, giderken de bırakıyor.”