Çok övülmüştü merak edip bende okudum ama çok sevemedim durağan bir kitap. Afganistanlı kendini eğitime adamış bir kızın hikâyesi. Okunmaya değer bulmuyorum. Gerçek bir yaşam öyküsüymus. Yazılmasada olurmuş
Bu kitabı veya filmini bilmeyen yoktur. Kitabını okudum, filmini izledim. İkisi de o kadar içime işledi ve beni ağlattı ki anlatamam. Eser arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Eserde ise aynı evde büyüyen fakat farklı statülere sahip olan Emir ve Hasan adlı iki arkadaşın hayatlarının kesişimi anlatılır. Emir ünlü, zengin bir işadamının oğluyken Hasan ise evin hizmetkârının oğludur. Ayrıca Hasan sevilmeyen ve dışlanan Hazarlara mensuptur. Eser, bu iki çocuğun hayatından ve yaşadıklarından yola çıkarak o dönemki Kabil’de yaşanan sosyal değişimlere de değinir.
Yorumumu Uçurtma Avcısı’nın meşhur alıntısıyla bitiriyorum
“Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları istediğin renge boyayamazsın.”kitapla kalın
En çok beğendim kitaplardan biri 1998 Nobel Ödülü alan bir eser. Burda bir nev-i kinaye sanatı yapılmış. Maddı ve manevi iki şekilde körlüktende bahsedilmiş. Ortaya çıkan körlük salgını ve herkesin bencil olması vahşileşmesi aktarılıyor.İnsanların nasıl nefsinin kölesi olduğunu açıkca görebiliriz.Daha ilk sayfada akıcılık başlıyor kitabı elinizden bırakamicaksınız. “Körlük, sadece gözlerin kapatılmasıyla olmaz, aynı zamanda kalbin de kapanmasıyla gerçekleşebilir.”