Nasrettin

islam tarihinde Dünyanın düz olduğunu savunan hic mi kimse olmadı? Elbette oldu. Âlimlerin ekseriyetinin görüşü yukarıda yazdığımız gibi olmakla beraber düz Dünyayı savunanlar da olmuştur, Bize göre bu âlimler hatalı bir usulden hareket etmişlerdir. Lugatten bilim istinbat etmenin doğru bir usul olmadığı konusunu "Din, Bilim ve Yorum" başlığı altında Gazzâli merhumdan nakillerle incelediğimiz için burayı daha fazla uzatmaya gerek görmüyoruz. Hatta o pasajlarda Gazzâli'nin direkt yuvarlak dünya örneği verdiğini de hatırlatalım. O halde Dünyanın düz olduğunu söyleyen 6-7 alimin hata ettiğini söyleyebiliriz. Bir dine iman etmek için "kimsenin yanlış anlamaması" gibi bir zorunluluk olmadığından buradan yola çıkılarak din çürütme bağlamına geçilemez. Zira "Bir dinin doğru olabilmesi için, hiçbir cüzünde hic kimse tarafından yanlış anlaşılamamalı." gibi bir varsayım temellendirilmiş değildir. Temellendirilebilir gibi de durmamaktadır
Sayfa 81 - Tin Yayınevi·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Örneğin hicri 456 yılında vefat eden ansiklopedik âlim İbn Hazm, kendisinden önceki dönemi değerlendirirken kendisine ilim adamı denilen hiç kimsenin Dünyanın yuvarlaklığını inkâr etmediğini ifade ediyor. İbn Hazm bir mezhepler tarihi klasiğinin yazarı olarak kendisinden önceki alimlerin kanaatleini ifade etmek noktasında çok geniş bir ilmi kültürü tarama imkânı bulmuş birisidir. Sadece felsefe ve diğer dinlerle tartışma usulü konularında değil, klasik fıkıh, hadis gibi ilimlerde de önemli bir müktesebata sahiptir. Bu anlam ile bu branşlardaki alimlerin kanaatlerini de özetlediği düsünülebilir.
Sayfa 80 - Tin Yayınevi·Kitabı okudu
Dördüncü sebep de güzelliktir. Bilhassa kadınlarda var olan bu özellik bir hayaldir. Bununla da kibirlenmek cehalettir. Çünkü yüz ve vücut güzelliği çabuk yok olur. Vüicudunun güzelliğiyle mağrur olan, organların dış görünüşü ile öğünen insafla bir kere de iç durumuna baksın ki o, bir nutfe idi. idrar yolundan çıkıp kadın rahmine geçen bir damlacktı. Bu damla, kadının nutfesiyle kanına kavuşarak insan şekline girdi, doğdu, yaşadı ve sonu kokmuş bir laşe olarak mezarın içinde çürüyüp gitti. Doğuşu ile ölümü arasındaki halinde de o, yalnız kazuratın (insan pisliği hamalı olmuştur.) Kulağında kir, gözünde çapak, burnunda sümük, ağzında tükürük, damarlarında kan, göğsünde balgam, vücudunda sarı su, karnında necaset (pislik), mesanesinde sidikten ibaret bir yaratıktır. Günde bir kere tuvalete girmek ve ellerini, pislikten yıkamak zorundadır. işte bu anlattıklarımızın hepsi de aşağılığı, zilleti ve utanmayı gerektirir, kibir ve gururun sebebi olamazlar.
Sayfa 304 - Bera kitap·Kitabı okuyor
Örneğin hicri 456 yalinda vefat eden ansiklopedik âlim İbn Hazm, kendisinden önceki dönemi değerlendirirken kendisine ilim adamı denilen hiç kimsenin Dünyanın yuvarlaklığını inkâr etmediğini ifade ediyor. İbn Hazm bir mezhepler tarihi klasiğinin yazarı olarak kendisinden önceki alimlerin kanaatleini ifde etmek noktasında çok geniş bir ilmi kültürü tarama imkânı bulmuş birisidir. Sadece felsefe ve diğer dinlerle tartışma usulü konularında değil, klasik fıkıh, hadis gibi ilimlerde de önemli bir müktesebata sahiptir. Bu anlam ile bu branşlardaki alimlerin kanaatlerini de özetlediği düşünülebilir.
Sayfa 80 - Tin Yayınevi·Kitabı okudu
Dinimizi savunmak için başka dinlere hatalı tenkidler yöneltmeye ihtiyacımız yok. Zira metodik olarak hatalı eleştiriler bize yöneltildiğinde nasıl kabul etmiyorsak, muhalifi olduğumuz dinlere de böyle eleştiriler yöneltmek bizi sonuca götürmeyecektir. Hristiyanlığın hiç kaçamaksız bir şekilde yerden yere vurulabilecek onca körü, çelişik felsefi görüşü varken ve tarihi kara lekelerle doluyken yapacağımız hatalı eleştiriler haklı eleştirilerimizi kıymetsizleştirebilir.
Sayfa 78 - Tin Yayınevi·Kitabı okudu