Yüzyıllardır cevaplanamayan ve kadın ruhu üzerine yaptığım 30 yıllık Tüm çalışmalarıma rağmen Benim de henüz cevaplayamadığım o büyük soru şudur: "Kadınlar ne ister?"
Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana âşık olmadığımı zannediyormuşum... Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... Ama şimdi inanıyorum... Sen beni inandırdın... Seni seviyorum... Seni istiyorum... İçimde mühtiş bir arzu var....
Uzun zamandır Dostoyevski'nin bütün romanlarını okuma hayalim vardı. Öğrencilik yıllarımda bazı romanlarını okumuştum ama şunu biliyorum ki bazı yazarlar defalarca okunmaya değer. Bütün romanlarını aldım ama bu sefer de hangisinden okumaya başlayayım sorusuyla karşılaştım. En iyisi kronolojiye göre okumaktır dedim ve yazarın bundan 174 yıl önce -1846'da- yayımladığı İnsancıklar'la başlamaya karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım çünkü daha ilk romanıyla beni büyüledi. Eserin adının "İnsancıklar" gibi küçümseyici bir ifade olmasını ilk etapta kitabı okumayan biri hoş karşılamayabilir. Ancak kitabı okuduktan, başkahramanların psikolojilerine hakim olduktan sonra kitaba bu adın verilmesinin ne kadar isabetli olduğunu anlayacaksınız.
Öncelikle şunu belirteyim ki bu roman mektuplardan oluşuyor. Yani belli bir anlatıcı yok. Bazılarına bu tür romanlar sıkıcı gelebilir ama inanın romanı büyük bir heyecanla bir gecede bitirdim.
Eserin başkahramanları fakir bir çevirmen Makar Devuşkin ve yetim bir kız olan Varvara Alekseyevna. Mektuplaşmalar bu iki kişi arasındadır ve aralarında duygusal bir bağ vardır. Yoksulluğun pençesinde kıvranan ama yine de hayata tutunmak için var güçleriyle mücadele eden, bütün yoksulluklarına rağmen insani değerlerini yitirmeyip birbirlerine ve çevrelerine yardım eden iki insan. Bu eseri okurken aklıma Knut Hamsun'un "Açlık" adlı romanı geldi. Her iki roman da okuyucuya sefaleti iliklerine kadar işletiyor.
Dostoyevski bu eserinde o dönemin Rusya'sının toplum yapısını da gözler önüne seriyor.
Son olarak şunu söyleyeyim, eserin konusu ne olursa olsun yazarın edebi diline hayran kalacaksınız.
En güzel kitabı tartışmasız karamazov kardeşlerdir Dostoveyski kitaplarını sadece Dostoveyski kitaplarıyla kıyaslayabilirsiniz okudukça ne demek istediğimi anlayacaksınız benim de tüm kitaplarını okuma gibi bir planım var yarısını okudum zannediyorum iyi okumalar dilerim.