Erdemin tanımının ne olduğunu bilmek önemli değildir, akla uygun yaşamak önemlidir. Yeterince akla uygun şey, ahlak da getirir.
Din ve Ahlak dersinden bütün Türkiye "pekiyi" aldı. İyi de bunca hırsız, uğursuz, ahlaksız, hortumcu, inşaattan çimento, demir çalan nerede eğitim aldı?
İlle de tanımlamak gerekirse erdem, doğaya uyan doğruyu çizmek, doğada doğru yürümektir. Erdem ahlaktan önce akla dayanır.
Kadının okuması, bilgili olması, meslek edinmesi önemli değildi. Namuslu olsun yeterdi. Oysa öğrenmeden, üretmeden nasıl namuslu olunurdu, bunu kimse düşünmezdi.
İnsanlar haksızlığa uğradıklarında, kendilerini çaresiz hissettiklerinde, ellerinden bir şey gelmiyorsa ya da bir şeyler yapabileceklerine inanmıyorlarsa, söyleyemeyecekleri söz yoktur bu dünyada.
Agnotoloji, menfaati gereği kasıtlı olarak cehalet üretip yayma ahlaksızlığını araştıran bilim dalıdır.
Yalan haber yaymak, yanlışı doğruymuş gibi savunmak, gerçeklerden ve bilimsel bilgilerden şüpheye düşerek aklın temelini yıkmak böylece bilgisiz ve bilinçsiz hereket eden bir toplum elde ederek onu siyasi, ticari veya başka biçimlerde kullanmayı amaçlayan bir durumdur.
Bilgisizlik güçsüzlüğe ve çaresizliğe, bilinçsizlik ise kör olmaya, yön bulamamaya ve kolay teslimiyete yol açar. Bunu bilen mankurtlaştırıcılar, eğitim ve kültür politikalarını bu hedef doğrultusunda sürdürür. Ders içerikleri ve okullardaki eğitim faaliyetlerine bu gözle bakılınca bilindışı yüklemelerin ne amaçla yapıldığı daha iyi anlaşılır.