Hayır, "gerçek bir kötü" derken, içinde iyi olan ne varsa inkar etmiş ve yaşarken cesede dönmüş biri demek istiyorum. Çünkü asıl kötüler herkesten nefret ederler; bu kesin, ama özellikle de kendilerinden nefret ederler. Birisi kendinden nefret ettiğinde bunu hissetmez misiniz siz? Bu onu yaşarken ölü kılar, kendi olmanın bulantısını hissetmemek için kötü duyguları kadar
iyi duygularını da uyuşturur.
"Kafamdan ancak gölgesi geçen bir düşüncenin iki dakika
sonra böyle cezasını çekeceğimi nereden bilebilirdim? Biz
fakirler böyleyizdir. Kader sarayında bizim işlere bakan büro
hiç şaşmaz, ihmal etmez. Zihnimizden geçen en uzak, en
mâsum ihtimallerin, sadece şiddet ile ret için düşündüğümüz
şeylerin bile ceremesini öderiz."
"En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir
içim var mıydı? Hattâ ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir
yığın ihtiyaç, azap ve korku idi."