Nazcaseyler

6/10
·176 syf.··
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 01:12
Klasik bir Agatha Christie romanı diyebilir miyiz? Bir cinayetle başlayan hikayede detaylarla verilen bilgiler, okurun tahmin etmesini bekleyen bir gelişme bölümü ve asla tahmin edilmeyecek şekilde sonuçlanan bir son. Hiç aklınıza gelmeyecek bir katil. Kitabın sonu oldukça şaşırtıcıydı, hiç beklemediğim yerden vuruldum. Bu anlamda beni tatmin etmiş olmasına rağmen okurken merak uyandıran bir metin ama bir romandan çok bir gazete haberi okuyormuş tadı veriyor bence. Ama sonundaki şaşırtmacaya tam puan hak ediyor bence. Genel itibari ile keyifli zaman geçirtebilecek, sizi hikayeye odaklayabilecek, merak uyandıran bir metin diyebilirim. Agatha Christie Noel'de Cinayet
Noel'de CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20185,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Bestseller kitaplar genellikle daha sığ konularda, yalnızca okurun dikkatini çekebilmek üzerine kuruluyor. Ama bu kitap kendi içinde daha derinlikli bir konudan bahsediyor. Kitapta 1 sn bile aksiyon eksilmiyor, böylece vermek istediği mesajı okurun dikkatini hiç kaybetmeden, son saniyesine kadar okutuyor. Genel itibariyle okumayı seven insanlar olarak yayıncılık sektörüne bakışımı da bir hayli iekillendirdi. Karakterlere tam anlamıyla kızamıyor veya sempati duyamıyorsun çünkü yazar gerçekten saf iyi veya saf kötünün olmadığını, insan olmanın ne kadar alacalı olduğunu çok iyi aktarmış. Çoğu noktada kendimi June’un yerine koyduğumu ve onunla birlikte küçük bir anksiyete krizi geçireceğimi hissettim. Etik duygusu, merhamet, vicdan gibi kavramlarla başarılı bir kariyer, güçlü bir ses ve unutulmayacak bir isim bırakma arzusu arasında sıkışıp kalan birini okumak hem güzel hem de zordu. Bazı noktalarda dürüstlüğü rahatsız etti hatta yazarın. Sonu aslında başından beri tahmin ettiğim bir şey olmasına rağmen kitabın amacının sürpriz bir son yaratmak olduğunu düşünmüyorum. Dikkat çekmek istediği nokta çok daha farklıydı. Bence bu anlamda amacını da gerçekleştirmiş Kuang. Sıradan bir Bestseller gibi düşünerek genelde önyargılı yaklaşabileceğim bir kitapken birçok açıdan beni tatmin ettiğini söyleyebilirim. Edebi anlamda bana çok bir şey kattığını düşünmesem de farklı açılardan başarılı bulduğum bir metin oldu. Elimden bırakmadan ardı ardına, hınçla çevirdiğim sayfalar da benim için başarısını gözler önüne seriyor. Zaten olay güçlü bir edebi ses duyurmaktan ziyade kimin hikayesi satacaksa onu basmak değil mi?
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Acı Çikolata’ya dair️
7/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 12:15
Son zamanlarda kitap okumakta zorlanıyor ve ne okusanız yarım bırakıyorsanız bu kitapla ilerlemek sizin için doğru seçenek olabilir Okurken bana Eka Kurniawan etkisi hissettiren tatlı bir kitaptı. Büyülü gerçeklik türünde yazılmış güzel bir örnekti bence. Tita’nın hikayesini okurken onunla birlikte haksızlıklara sinirlenip sonunun mutlu bitmesi için bir an önce sayfaları çevirmek istedim. Tita’nın yemeklerinin tadını bilmesem de damağımda hoş bir aroma bıraktı. Büyülü gerçeklik ya da türün en bilinen örneklerini yazan kişi olduğu için G.G. Marquez’in tarzını sevmeyenler diyeyim, pek sevmeyecektir. Ama o dünyaya adım atmak bile çok keyifliydi. Benim için zor bir okuma durgunluğu dönemine ilaç gibi gelen tatlı ve akıcı bir kitap oldu
Edebiyat & Roman
Acı ÇikolataLaura Esquivel · Can Yayınları · 20214,304 okunma
Matt Haig-Zamanı Durdurmanın Yolları
Puan vermedi·328 syf.··
2023 1. kitabı
Ana karakterimiz Tom Hazard, nadir görülen yavaş yaşlanma, kitaptaki adıyla anageria hastalığından muzdarip. Kendisi ölümsüz değil, fakat çok yavaş yaş aldığı için çok uzun bir ömür sürüyor. Biz de kendisinin bu uzun ömrünün yaklaşık 400 yılına şahitlik ediyoruz kitapta. Kitabın sürekli geçmiş ve günümüz bağlantılı yazılmış olması ve gerçek tarihi karakterlere yer vermiş olması sanırım beni kendine bağlayan en büyük özelliğiydi. Shakespeare, Kaptan Cook okuyorsunuz kitapta ve bu çok hoşuma gitmişti. Anlatım dili oldukça sade bu yüzden kolay okunabiliyor, buna rağmen konunun ilk 100-150 sayfada oldukça durağan akması okuyucuyu biraz zorluyor diyebilirim. Geçmiş zamanda geçen hikayeleri sevdiğimden bir şekilde tutundum kitaba. Sonu bence kitabın en güzel kısmıydı(bunu iyi ki bitti anlamında söylemiyorum). Ancak karakterlerle yeterince bağ kuramadım, betimlemeler konusunda da biraz yavanlık vardı bence, gözümde canlandırmakta zorlandım. Okuduğum kitapların filmini önce ben çekerim zihnimde çünkü, bu kitabı okurken beceremedim bunu. Ama altı çizilecek öyle güzel sözler, öyle ders verici öğütler vardı ki… Kitap bittiğinde dönüp yalnızca altını çizdiğim satırları okuduğumda, kitabın tamamına duyduğum hayranlıktan çok daha fazlasını duydum. Kitabı naçizane puanlandırırsam eğer, bence 3/5 verebilirim. Benim en çok duygulandığım kısım, gariptir ki kitabın ‘teşekkür’ kısmında geçen bir cümleydi; “…eşim ve dostum …’a teşekkür etmem gerekir. Zamanı en çok onun için durdurmak isterdim.” Bu cümleyle tüm hayatımı gözden geçirip zamanı kimin için durdurmak istediğimi düşündüm. Ben cevabımı buldum, umarım siz de bulursunuz.
Edebiyat
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
Acımak-Reşat Nuri Güntekin
Puan vermedi·159 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 00:00
Reşat Nuri Güntekin’in hikayeleri hep içime işlemiştir. Acımak’ın son cümlesini okuyunca da boğazım düğüm düğüm oldu. Keşke bitmese dedim, ama aslında ne dinleyecek bir şey kalmıştı, ne de anlatılabilecek. Hatta bence asıl karakterimiz Mürşit Efendi’nin daha yaşayacak bir şeyi de kalmamıştı. Okurken, tüylerim birçok yerde diken diken oldu. Zannediyoruz ya hayatta iyi olursak, düzgün olursak başımıza bir şey gelmez; sanıyoruz ya kendimizden mesulüz, gerisi bizi ilgilendirmez. Öyle olmadığını görüyorsunuz işte. Siz kendinize baksanız da etrafınızdaki insanlar bir ömrünüzü, yaşadığınız tümden bir hayatı size zehir edebilirler. Yaşadığımız altı üstü kaç yıl ki zaten, onu da etrafınızdaki kötü insanlar yüzünden hak etmediğiniz eziyetlere maruz kalarak yaşadığınızı düşünün. Tüm bunları yaşamış, ama yine de içindeki inancı kaybetmemiş, savaşmayı bırakmamış, sevmeyi unutmamış, utanma duygusunu kaybetmemiş Mürşit Efendi’nin teslimiyetini, kabullenişini okumak beni parça parça etti gerçekten. Öyle bir teslimiyet öyle bir kabulleniş ki bu, kendini en yakınındakilere bile anlatma, açıklama ihtiyacı hissetmemek hali ne demektir acaba? Nasıl bir sıkışmışlık seviyesidir tahayyül bile edemiyorum. Yine harika bir hikaye, içinize işleyecek bir hayat hikayesi. Eleştirmek haddime mi bilmem, tek sıkıntının karakterlerdeki tek taraflı hali. Yani mesela iyiler tamamen iyi, kötülerse tamamen kötü. Bir de İnkılap yayınlarından okudum ben kitabı, çok fazla imla hatası, çok fazla yazın hatası vardı. O anlamda beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Ama son günlerde içimde patlayan Türk Edebiyatı Klasiği okuma arzusunu sonuna kadar dindirdi, beni gerçekten doyurdu diyebilirim.
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma