Naziye Bulut

Naziye Bulut
@NaziyeBulut
ODÜ Sağlık Yönetimi
5 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Naziye Bulut

, bir kitap okudu
8/10
·192 syf.·
2019 4. kitabı
Paulo Coelho
8.3/10 · 246,4bin okunma
Üç Soru
Bir zamanlar bir kralı aklına şöyle bir düşünce gelir: "Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı, kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli seyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım." Bu üç sorunun cevabını öğrenmek için bütün her yere haber salmış ve karşılığında ödüllendireceğini söylemiş. Bunun üzerine bilgeler kralın karşısına gelip sorularını cevaplamış ama hiçbirinin de cevabı istediği gibi değilmiş. Bunun üzerine bilgeliğiyle ünlü bir münzeviye danışmaya karar vermiş ve halktan biri gibi kılığa bürünerek münzevinin karşısına gelmiş ve sorularını sormuş. Her defasında cevabını alamamış. O sırada başka işle meşgül olan münzeviye de yardım ederek sorularına bir cevap beklemeye devam etmiş ama tabii ki istediği yine olmamış. Uzaktan yanlarına koşarak gelen yaralı başka bir adamı fark eden münzevi, krala onu işaret etmiş ve kral adamın yarasını iyileştirerek sabahı orda etmiş. Sabah uynadığında tekrar sorularını münzeviye sormuş ve karşılığında münzevi ona zaten cevabını aldığını söyleyerek anlatmış. Alıntı: ○En önemli vakit, tarhları kazdığınız vakitti, en önemli kişi bendim ve en önemli işiniz bana iyilik yapmaktı. Bundan sonra şu gerceği unutmayın; tek önemli vakit vardır; çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En onemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir başkasıyla bir daha görüşüp görüsmeyeceğini bilemez ve en önemli iş iyilik yapmaktır.
Edebiyat
Efendi ile uşak
Özet: Efendi almak istediği bir orman için kar firtınasında usağıyla birlikte yaşadığı zorlu yolculuğu anlatıyor. Orman için ödenen bedelin az olduğunu anlayan Efendi eksik parasını tamamlayarak karısının isteğiyle uşağını da alarak karlı yollara koyuldu. Havadaki kar fırtınası her seferinde yollarını kaybetmesine ve her defasında da aynı yere düşmelerine sebebp oluyordu. Iki kez vardıkları köyde biraz dinlendikten sonra gece tekrar çıktıkları yolda yine yollarını kaybederek geceyi kaldıkları yerde geçirmeyi seçerler fakat saatin bir türlü ilerlemediği dondurucu gecede efendi uşağının uyuya kaldığı zannettiği bir anda atı alarak yola tek başına devam etmeyi düşünür. Fakat atla her defasında aynı yere vardığını, daire çizdiğini anlayınca iyice canı sıkılır. Atın onu orda bırakıp gitmesiyle olduğu yerden kalkarak atın izlerini takip edip tekrar usağın ve kızağın yanına gelir ve usağının yanına kıvrılarak uyumayı dener. Ölmesini istemedigi uşağının üzerine kendi kürkünü örterek uyumaya çalışır. Bir zaman sonra efendi dayanamadığı soğuğa karşı donarak orada can verir.
Edebiyat