Eğer dünyada gerçek adalet olsaydı, bir yanda elindeki çok fazla parayı nasıl harcayacaklarını bilmeyenler varken, bir yanda da açlık çeken çocuklar olmazdı.
Hayatın, biz ona seçimlerimizle anlam atfedene kadar hiçbir anlamı yoktur, çok geçmeden ölüm kapıya dayanır ve hayata verebileceğimiz tüm anlamlar ortadan kalkar. Sartre’ın buna dair yorumu, insanı “beyhude bir tutku” olarak tanımlamaktı: Varoluşumuzun bir anlamı yoktur. Yalnızca, seçimlerimiz yoluyla yarattığımız anlamlar vardır.
Düşünceler kılık değiştirerek kaçmayı başarır. Örneğin rüyalarda ortaya çıkarlar. Freud için rüyalar, “bilinçdışına giden kral yolu”dur. Saklı düşünceleri ortaya çıkarmanın en iyi yollarından biridir.