Yıllar boyunca dünyada tek başına dolaşmaya ve sevdiği, tanıştığı herkesin onu unutup ölmesini izlemeye mahkum bir kız ve ona bu laneti bahş eden bir şeytan.
< And when she does look up, her gaze always goes to the edge of town.
"A dreamer,"
scorns her mother.
"A dreamer,"
mourns her father.
"A dreamer," warns Estele.
Still, it does not seem such a bad word. >
Hakkında çok konuşulan kitablara inceleme yaptığım zaman neden bahs etmeliyim emin olamıyorum. Her şeyden bahs edilmiş gibi geliyor insana. O yüzden benim için kitabı güzel kılan şeyleri yazmaya karar verdim.
Öncelikle kitap neden bahs ediyor kısaca onu söylemek gerekirse, çok masalsı bir hikayeyle başlıyor. 1714, Fransada bir köyde yaşayan Adeline isimli genç kadın herkesin yaşadığı gibi normal, heyecansız bir hayatın onu beklediğini fark ettiği zaman, bu hayattan kaçmak için tanrılara yalvarmaya başlıyor. “İyi” Tanrılardan cevap alamadığı zaman bu sefer çaresiz kalıp “Karanlık” Tanrılara yüz tutuyor. Karanlık bir “Tanrı” ona cevap veriyor, yardım edeceğini söylüyor ama elbette her şeyin bir bedeli vardır. Böylece, Adeline Şeytana ruhunu satıyor. İstemediği adamla evlenmeyecek, heyecansız bulduğu bu köy hayatını yaşamak zorunda kalmayacak belki ama, tanıştığı her kes göz hizasından çıktığı an Addie`ı unutacak. Tanıştığı kimseye kendi hikayesini anlatamayacak. Ama isterse sonsuza kadar yaşayacak.
Hikaye iki zaman diliminde geçiyor. Şeytanla anlaşma yaptığı günden sonrası ve nasıl hayatta kalmaya çalıştığını okuyoruz geçmişte. Bir taraftan da günümüzü okuyoruz, yani şeytanla anlaşmasından 300 sene sonrası. Addie`in hayatının belki de en önemli ikinci günü yani onu tanıştığının ertesi günü hala hatırlayan bir adama rastladığı gün ve sonrasını okuyoruz.
“Her mother wishes she was more like Isabelle Therault,
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“and I miss him so much. More than I can say, more than I can process really, because I’m not only in love with him - he’s also my best friend. And I wish I could crawl into his lap, curl up, face in his neck, tell him about all the ways this stupid boy broke my heart a few weeks ago, but I can’t because it’s him.”