İstanbul'un fethinden sonra 28 sene yaşamış ve Avrupa'nın yarısını almıştır.
Değişik bir dünyası olan ve ömrü sefer-i hümayunda geçen bir padişahtır.
Napoli Kralı Ara gonlu V Alfonso'nun büyükelçisi, hükümdarına verdiği raporda Fatih'in İtalya'nın tarihi, kültürü ve coğrafyasıyla ilgili bütün bilgileri topladığından bahseder. Bunları müneccime sormaz; tarih ve coğrafyadan faydalanır.
Fatih Sultan Mehmed 19. ve 20. yüzyıldaki torunlarının aksine komplekssiz bir Türk, bir Şark aydınıdır.
Maalesef örnekleri bugün bile az görülür.
Doğu dillerine ve dine çok hakim olduğu gibi, Batı dillerine, Yunancaya ve Latinceye de bir ölçüde vukufiyeti ve hürmeti vardır.
Fatih, Anadolu beyliklerindeki hükümdar sülalelerin den çok azını yaşattı. Bu nedenle Türkiye'de soyları yüz yıllara uzanan bir feodal sınıftan pek söz edilemez. Bazıları bunun demokratik yapımız ve çoğulcu sistemimiz için tehlikeli olduğunu ileri sürse de, siyasal teorilerin her zaman "teori" adını bile taşıyamayacak kadar bir konstrüksiyon, yani retorik bir yapılanma olduğunu bilmemiz gerekir.
İstanbul demek "direnç" demektir, "ümit" demektir, "gelecek" demektir. O soylu bir şehirdir. Bu yönüyle de kendisini yıkmaya çalışanları her zaman durdurmuştur. Ancak söz konusu genç, ikinci kez tahta çıktıktan sonra, 2 1 yaşında, 1453'te, o zamanki dünyanın en büyük şehirlerin den sayılan bir başkenti kuşattı.