Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tercüme etmek hiçbir zaman kolay değildir. Tercüme etmek ihanet etmektir sınırlarda, hile yapmaktır, bir cümleyi diğeriyle takas etmektir. Tercüme etmek, ana hatlarıyla büyük resmi aktarmak adına detaylar hakkında yalan söylemek zorunda kaldığınız insan faaliyetlerinden biridir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kalemine bir kere daha hayran kaldığım bir eserdi. 1918- 1922 yılları arasında başgösteren ve binlerce can alan İspanyol gribinin Osmanlıda’da ortaya çıkışı, mizahi
bir dille ve bir o kadar da üzücü bir hikayeyle anlatılmıştı. İnsanların dini duygularınının sömürülmesi ,zenginlerin yoksulların halinden anlamaması ama konu sorgulamadan inanılan batıl inançlara gelince hepsinin birer yardımsever insan kesilmesi eleştirel ve bir o kadar da mizahi bir dille gözler önüne serilmişti. Bu kitap bende kısaca “vicdan” ve “sorgulamak” kelimeleriyle özetlenebilirdi. Kitabın sonunda açığa çıkan sırlar, bir polis memurunun Vicdan ve görev bilinci arasında bir seçim yapmak zorunda kalmasına neden olmuştur ve ona farklı bir bakış açısı katmıştır. Yapılan her eylem sadece dışarıdan görüldüğü gibi değildir, altında çok acılar yatabilir , peşin hüküm hakkaniyete aykırıdır. Herkese tavsiye ederim.