Nehir Kaya

olduğunu düşündüğün kişi misin?
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
Nietzche’ nin neden saplantılı bir şekilde Salome’ ye aşık olduğunu tekrar anladığım bir kitap oldu. Bu kadar özgür ruhlu, benliğinin farkında, dönemin şartlarına rağmen kendini her anlamda yetiştirmiş bir kadın, ilginin her türlüsüne layıktır zaten. Yakın zamanda ‘Nietzche Ağladığında’ kitabını bitirmiştim, etkisini daha iyi anlamak ve biraz daha Lou Andreas Salome’ yi tanımak adına bu kitabını okumaya karar verdim. İyi ki de okumuşum. Herkese tavsiye ederim. Kalıpları kırmak zordur özellikle de bir kadın olarak. Her ne kadar dönem şartları değişse de durum hep böyledir. Kadınlar değişmek, dönüşümünü tamamlamak için hep daha fazla ödün verir kendinden ,daha fazla fedakarlık yapar. Kimi zaman kitaptaki kahramanımız Adein gibi tutkulu bir aşkı sonlandırır, kimi zaman hakkında yersiz dedikodular çıkar, kimi zaman da her şeyi geride bırakmak zorunda kalır. Kalıplarını zorlamayan insan nasıl emin olabilir kim olduğundan? Ben kimim, varlık amacım ne? Ben neyde başarılıyım, neyi yapmalıyım, yeteneklerim neler? Bunlara cevap vermek zordur. Ama vermemek çok daha zor…Bilinçiz yaşanan bir ömür, sadece zaman öldürmektir çünkü ve zamanımızı öldüreceğimiz kadar uzun bir ömür bahşedilmedi bize. Bugünden başla kendini bulmaya, senin olan zaten senindir, seninle gelir ; eğer gelmiyorsa hiçbir zaman senin olmamıştır. Kimse yaşayamadığı bir hayatın pişmanlığını kaldırabilecek kadar güçlü değildir.
Edebiyat & Roman
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İyi Bir Adam
Puan vermedi·300 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
Şu anda basımının olmadığını öğrendiğim ve 1000kitap uygulamasında da hakkında daha önce inceleme yazılmadığını gördüğüm için çok heyecanla bu kitap hakkında bir şeyler yazdığımı söyleyebilirim. Umarım kitabı bir şekilde temin edip okuyabilirsiniz çünkü çok keyifli bir anlatımı vardı. Konusu da güzeldi ancak son kısım olmasaydı çok daha iyi bir hikaye olabilirdi diye düşünüyorum. İsminden de anlaşılacağı üzere iyi bir adamın hikayesini okuyoruz. İyi bir adam kimdir? Öncelikle bunu sorarak başlayalım. İyi bir adam , ailesine evine , işine bağlı , sorumluluk sahibi , ilgili bir adamdır. Başkahramanımız Harry de öyle bir adamdı işte. Üç çocuk babası ve hayatı evden işe işten eve olan bir adamken, bir sekreterin kendisine kafayı takmasıyla işler değişir. Peki Harry bu sorunu nasıl çözecektir? Karısıyla arası düzelecek midir yoksa bu iş boşanmayla mı sonuçlanacaktır? Kızı Gail onu eskisi kadar sevecek midir yoksa babası olduğu için ondan utanıyor mudur? Çok keyifli bir okumaydı, film tadında bir kitaptı diyebilirim. Tavsiye ederim.
Edebiyat & Roman
İyi Bir AdamCatherine Cookson · E Yayınları · 19747 okunma
Güzellik Bir Yaradır
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
Paulo Coelho’nun gerçek bir hayat örgüsüne ışık tuttuğu bu eserde olay 1.Dünya Savaşı yıllarında geçiyor. Başkahramanımız Mata Hari gerçek adıyla Margaretha Zelle varlıklı bir ailede doğmuş, çok iyi bir eğitim almış, dans eğitimiyle de kendisini her alanda geliştirmiştir hatta okul öncesi öğretmeni olarak mezun olmuştur. Özgür bir kadındır Margaretha onun istediği tüm baskıdan uzakta mutlu bir şekilde yaşamaktır. Hayatı gazetede gördüğü bir ilanla değişir. Endonezya’da subaylık yapan bir adam, evlenmek için ilan vermiştir ve Margaretha için bundan daha iyi bir fırsat yoktur. Hemen adamla tanışır ve en kısa sürede evlenirler. Ancak bu mutlulukları kısa sürer çünkü kocası değişik huyları olan ve ona kötü davranan biridir. Margaretha bu duruma dayanamaz ve kızını, kocasını terk ederek Fransa’ya kaçar. Burada hayatta kalabilmek ve hayallerini gerçekleştirmenin tek yolu :dans etmektir. Takma bir isim almakla başlar hayatına : Mata Hari. Çok cesur bir kadındır Mata Hari ve bir o kadar da güzeldir. Güzelliğin her yaşta her zaman başa bela olduğunu bir kere daha gösterir bize. Son derece savunmasız yapar onu ama Mata Hari güzel olduğu kadar zekidir de ve bu durumu kontrol etmeyi çok iyi bilir. Yıllarca adından söz ettirir, sahneler onun için yaradılmıştır sanki. Kadın erkek herkes ona hayrandır. Özellikle de erkekler… Belki de yapmaması gereken bir şeydir bir şey diyemeyiz herkes seçtiği hayatı yaşar ama Mata Hari bu tehlikeli güzelliğini kendi amaçları için kullanmayı çok iyi bilir. Neredeyse istediği her şeye sahip bir hayat yaşar. Ama zaman geçtikçe, yaş aldıkça eski ününü kaybeder. Kendine yediremez bu durumu ve Alman bir hayranından gelen teklifi kabul eder. Ancak bu teklif düşünüldüğü kadar masum bir teklif değildir. Bahsedilen şey casusluk yapmasıdır. Bu kadar ön planda
Edebiyat & Roman
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma
Yoksa aşk mıydı asıl hastalık
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
Spoiler içerebilir Büyülü gerçekçilik akımının usta ismi Gabriel Garcia Marquez’den okuduğum dördüncü kitaptı Aşk ve Öbür Cinler. Çok keyif alarak okuduğumu söyleyebilirim. 1982 Nobel Edebiyat Ödülü kazanan kitabımızda, yazarın her eserinde olduğu gibi bir toplum eleştirisi görmekteyiz ama bu eleştiri metne o kadar güzel yedirilmiş ki isyankar bir tavırda değil, üzerinde düşünülerek farkına varılabilir. Ana karakterimiz Sierva Maria bir marki baba ve alt tabaka bir annenin istenmeyen çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Hatta o kadar istenmemiştir ki onu emziren annesi değil, evlerinde çalışan siyahi köle bir kadın olmuştur.Anne babasından görmediği ilgiyi evlerindeki bu zenci kadınlardan gören Maria, birçok Afrika dilini de onlardan öğrenir, o kültürle yetişir. Bir gün Maria’yı alnında beyaz lekesi olan kül rengi bir köpek ısırır. (Hikayemizin geçtiği o dönemde kuduz çok yaygın bir hastalıktır ve köpeğin kuduz olduğu anlaşılınca bir ağaca asılarak “ eğer bu köpek tarafından ısırıldıysanız kuduz olabilirsiniz “ şeklinde bilgilendirme yapılmaktadır) Bu köpek ısırması olayına çok önem vermezler ancak Marki bu durumu öğrenince hemen bir doktor çağırır. Doktor her ne kadar kuduz belirtileri göremese de tedbirli olunması gerektiğini, aradan yıllar geçse bile bu ısırıktan kaynaklı kuduza yakalanılabileceğini söyler. Bu durumdan haberi olan piskopos,o dönemin bağnaz Hristiyan, sorgulamayan, akıl ve mantıktan son derece uzak toplumunda bu olayı kızın içine cin girmiş olarak Marki’ ye anlatır.Maria’yı tedavi eden doktoru da dinsizlikle suçlar ona inanılmaması gerektiğini söyler. Doktorun yapmış olduğu her bilimsel açıklamayı vesveselerle çürütmeye çalışır ve başarılı da olur. Marki, Maria’yı piskoposun dediği gibi Santa Clara Manastırı’na kapatır. Asıl olaylar burada başlar aslında
Edebiyat
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kalemine bir kere daha hayran kaldığım bir eserdi. 1918- 1922 yılları arasında başgösteren ve binlerce can alan İspanyol gribinin Osmanlıda’da ortaya çıkışı, mizahi bir dille ve bir o kadar da üzücü bir hikayeyle anlatılmıştı. İnsanların dini duygularınının sömürülmesi ,zenginlerin yoksulların halinden anlamaması ama konu sorgulamadan inanılan batıl inançlara gelince hepsinin birer yardımsever insan kesilmesi eleştirel ve bir o kadar da mizahi bir dille gözler önüne serilmişti. Bu kitap bende kısaca “vicdan” ve “sorgulamak” kelimeleriyle özetlenebilirdi. Kitabın sonunda açığa çıkan sırlar, bir polis memurunun Vicdan ve görev bilinci arasında bir seçim yapmak zorunda kalmasına neden olmuştur ve ona farklı bir bakış açısı katmıştır. Yapılan her eylem sadece dışarıdan görüldüğü gibi değildir, altında çok acılar yatabilir , peşin hüküm hakkaniyete aykırıdır. Herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
Hakka SığındıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,848 okunma