üçüncü dünya ülkeleri yeni uluslararası ekonomik düzen talebini kolektif haklar kavramına dayandırdılar. Halkların hakları veya dayanışma hakları gibi isimler de alan bu kolektif haklar kavramı, Vladimir Lenin’in ve woodrow Wilson’ın halkların kendi kaderini tayin hakkını destekleme elerinden biri uluslararası ilişkilerin sözcük dağarcığına bir parçası haline gelmiş.
…
ABD bireysel insan hakları kavramını öne sürerek, bu haklara pek de riayet edilmeyen üçüncü Dünya devletlerini uluslararası kurumlarda savunma pozisyonuna yerleştirmiş oluyordu. Cezayirliler her fırsatta Filistin sorunu veya apartheid uygulaması gibi üçüncü dünyanın kolektif haklarla bağlılığını simgesi haline gelmiş sorunları uluslararası topluluğun gündemine getirebilirlerdi. Ancak Moynihan’ın dediği gibi, bunu her yaptıklarında ABD Cezayir’in ilk devlet başkanı olan ve bir darbeyle devrilen Ahmet Ben Bella’nın “hala Cezayir zindanlarında çürümeye devam edip etmediğini” soracaktı.