Neni1907

İktisatçılar petrol ve benzeri kaynaklardan elde edilen gelirlere rant olarak adlandırırlar. Rantı ise devletlerin vergi dışı kaynaklardan elde ettiği gelirler olarak tanımlarlar. Bazı iktisatçılar gelirlerin önemli bir kısmı ranta dayanan devletleri rantiye devlet olarak adlandırır.
Sayfa 324·Kitabı okudu
Tarih
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ekonomik milliyetçilik
Devlet inşasının pratik detaylarıyla ilgilenen milliyetçiler elbette ki kalkınmacılığın en kararlı savunucuları arasındaydı.  … 1920’lerin başında Mısır’da ve daha sonra Suriye ve Irak’ta ortaya çıkan ilk sanayiciler ve bankacılar kalkınmacılık idealini canlandırmakta önemli bir rol oynadılar. Ekonomik milliyetçilik görüşünü yayarak kalkınmacılığı milliyetçiliğin temel bileşenlerinden biri haline getirdiler. Mısırlıları Mısır malı almaya teşvik etmekte kalmadılar, milliyetçi hareketlere ekonomik ve toplumsal reform coşkusu aşıladılar. Onlara göre gerçek bağımsızlık siyasi bağımsızlıkla sınırlı olamazdı. Tam bağımsızlık aynı zamanda ekonomik bağımsızlık demekti. Ekonomik bağımsızlık ancak ekonomik kalkınmanın sağlanmasıyla ve herkesin millet inşaat sürecine katılmasına imkan veren bir toplumsal sistem kurarak gerçekleştirilebilirdi.
Sayfa 310·Kitabı okudu
Tarih
Kolektif Haklar- Bireysel İnsan Hakları, politik
 üçüncü dünya ülkeleri yeni uluslararası ekonomik düzen talebini kolektif haklar kavramına dayandırdılar. Halkların hakları veya dayanışma hakları gibi isimler de alan bu kolektif haklar kavramı, Vladimir Lenin’in ve woodrow Wilson’ın halkların kendi kaderini tayin hakkını destekleme elerinden biri uluslararası ilişkilerin sözcük dağarcığına bir parçası haline gelmiş. … ABD bireysel insan hakları kavramını öne sürerek, bu haklara pek de riayet edilmeyen üçüncü Dünya devletlerini uluslararası kurumlarda savunma pozisyonuna yerleştirmiş oluyordu. Cezayirliler her fırsatta Filistin sorunu veya apartheid uygulaması gibi üçüncü dünyanın kolektif haklarla bağlılığını simgesi haline gelmiş sorunları uluslararası topluluğun gündemine getirebilirlerdi. Ancak Moynihan’ın dediği gibi, bunu her yaptıklarında ABD Cezayir’in ilk devlet başkanı olan ve bir darbeyle devrilen Ahmet Ben Bella’nın “hala Cezayir zindanlarında çürümeye devam edip etmediğini” soracaktı.
Sayfa 300·Kitabı okudu
Tarih
Esaret
Nefsinin kontrolü altina giren kimse, onun azgin arzularindan hoslanmaya mahkam olmus, onun yanilmalar zindaninda tutuklanmis ve kalbini faydali seylerden mahrum etmis olur. Vücud azalari topragini azgin arzularla sulayanlar, kalblerinde pismanlik agacini dikmiş olurlar."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Din
Milliyetçilik bir araçtı
Zamanla insanlar da kendine ait bir kimliğe sahip birleşmiş bir toplumun mensubu oldukları ve bu toplumun çıkarları için çabalamaları gerektiği yönündeki görüşü benimsediler. Milliyetçilik bu birleştirilmiş toplumlar için bir anlatı sağladı. Bu toplumlara bir kimlik ve geçmiş duygusu verdi. Ayrıca bu toplumlara hükmeden devletlere de meşruiyet ve varlık sebebi kazandırdı. Milliyetçilik devlet inşa ediciler için faydalı bir araçtı. Çünkü yönettikleri toplumun enerjisini ortak bir amaca seferber etmelerine yardım ediyordu. 
Sayfa 249·Kitabı okudu
Tarih