Herkes sevmeyi bilir, doğuştan gelir bu. Kimileri bunu kendi doğallığı ile yaşar ama çoğunluk sevmeyi yeniden öğrenmek , hatırlamak zorundadır ve istisnasız hepsinin geçmişi heyecanların ateşinde yanması , mutlulukları ve acıları , düşüp kalkmaları yeniden yaşaması gerekir ; ta ki her yeni karşılaşmanın ardında var olan ipucunu fark edene dek.
Her insan başkalarında rastlanmayan özelliklerle, başkalarında rastlanmayan nişanlarla donatılmıştır; her birinin kendi erdemleri ve kendi kusurları vardır, her birinin bir " büyük günahı" vardır öte yandan.
Bizim "uygarlık" , bizim us, bizim ruh dediğimiz, bizim güzel ve kutsal diye nitelendirdiğimiz şeyler sadece bir hayalet miydi, öleli çok zaman olmuştu da yalnızca biz bir avuç soytarı tarafından gerçek ve canlı gözüyle mi bakılıyordu? Belki hiçbir vakit gerçekten var olmamış, yaşanmamıştı bunlar. Biz aptalların uğrunda uğraşıp didindiği şey belki de her zaman hayalden başka bir nitelik taşımamıştı.