İyi insanlara özgü bir alamet, Güzel bir şeye şahit olduğunda ona mukabele etmek, edeme diğin anda içten bir mahcubiyet yaşamak. Sevdim bunu. Temiz buldum. Saf, düzgün ve temiz. O an karar verdim işte.”
İnsanın başına böyle şeyler de gelirmiş. O güne kadar böyle şeylerin hep başkalarının başına geleceğine dair tuhaf, aşırı bencilce bir inanç içindeydim, zihnimin köşesinde böylesi çaresizliklerin bana ulaşmayacağı gibi sebepsiz bir kabul vardı.
"Deniz gören masa diye bir şey var bu hayatta. İnsana son derece gösterişli, alımlı, cazip bir vaatte bulunuyor. Deniz gör-mek demek, burada kendini iyi hissedersin demek. Burada bir mutluluğa ortak olacaksınız demek.