Nesrin Õzer

İşte sözcükler işte düşler işte düşünceler işte imler işte imgeler işte simgeler işte öyküler işte insanlar işte gözyaşları işte ölümler işte havyanlar işte dağlar işte dereler işte ırmaklar işte göller işte tepeler işte tüfekler işte toplar işte tanklar işte uçaklar işte helikopterler işte kayalar iste mağaralar işte sözcükler sözcükler sözcükler Şimdi bana bir kaynak makinesi gerek. Bunlan birbirine eklemek, bütünlemek için, tüm bunlan, yanyana, üstüste, sırtsırta, dişdişe, içiçe getirmek için bir dünya için, bir dünya kurmak için. Paramparça, acılı, korkunç ölümcül bir dünya için.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu ne kar, diye sormuştum. Hocam, sen daha beterini görmemiş miydin, diye sormuştu. Bu henüz bahar. Bahar mı, diye sormuştum. Kar baharı mı? Handiyse, demişti Vahap. Kar bahan, kış bahan, ne dersen de. Gökyüzü görülmüyor, demiştim. Bu ne menem bahar kan?
Bizim eski kitaplarımız şöyle der: İnsan yurdunu bırakıp gider mi? Bu dağlar senin yurdundur. Kurt sürüye daldı diye insan sürüyü bırakıp gider mi? Kuzular, toklular, koçlar, koyunlar tümü şenindir. İnsan ağlar oldu diye dizlerini döver mi? Söyle, döver mi? Akılsız kafasını taşa vurur mu? Oturup düşünmez mi? El ele vermez mi? Yaralıyım, yaralısın, yaralı, demez mi? Hiç mi bi'şey demez, hiç mi konuşmaz, hiç mi hiç mi hiç mi...
Kim ölmüş, diye sordum. Bilmiyoruz, dediler. Kaç kişi, diye sordum. Ne zaman, dediler. Her zaman, dedim. Bilmezler mi ki öldüren de bir gün gelir öldürülür. Ama ölenlerden üçü çocuk, dedi gözyaşları içinde bir kadın. Beşi de kadın, dedi bir erkek. Bu dağ başında ne arıyoruz, dedim. Çekip gidelim burdan. Hemen gidelim.
Neler mırıldanıyorsun, diye sordum. Zap'ı, dedi. Söylesen de biz de dinlesek, dedim. Gözleri boşluğa dikili, tekdüze bir sesle okumaya başladı: Söyleyin kayalar nerde Zap? Bizden koptu uçurumlara düştü. Söyleyin uçurumlar nerde Zap? Eriyen karla ırmağa ulaştı. Söyle ırmak n'oldu Zap'a? Karaya çıktı, yollara düştü. Yollar gördünüz mü Zap'ı? Kamyona bindi kentlere göçtü. Kentler nerde Zap? Uzak gurbetlere düştü. Gurbet, nerde Zap? Kitap oldu okundu. Kitaplar ne yazdı onun için? At olup dağa çıktı. Dağlar nerdedir şimdi Zap? Kayalara vurdu nalları düştü. Nallar nallar nerde atınız? Nallar nerde atınız?