Hayat felsefeleri Çi üzerine kurulu Aeden gezegeninde başlıyor Numi ve Sonije’ nin hikayesi..
Çi nin keşfinde ve bilincinde varoluşlarını sürdüren Aedenliler konuşmaktan öte birbirlerine düşünce gücüyle iletişim kuruyor, doğada saf bulunan her şeyi çok etkin bir şekilde kullanıyorlardı. Bilim ve teknoloji çok üst seviyelerdeydi. Diğer gezegenlere kıyasla en mükemmel oluşumdaydılar. Kurucularına Usta diyorlardı.
Annesi bir Dünyalı olan Numi yaklaşık 20 yıldır Sonje ve ailesiyle birlikte yaşamaktaydı. En büyük isteği bir gün annesini bulabilmekti.
Çabaları sonuç veren Numi, Sonje’ i de ikna ederek nefrintor denen bir DNA algılayıcısı sayesinde ışık hızıyla Dünya’ ya vardılar. New York’ un ışınlandıkları an itibariyle nefes almayı neredeyse imkansız hale getiren hava kirliliği, yüksek beton binaları, evrimleşememiş insansı kalabalığı geldiklerine pişman etti ikisi de. İlk fırsatta geri dönmeye karar verdiler. Başarısız olan her geri dönüş denemesi birbirlerinden uzaklaşmalarına farklı maceralarda kendilerini bulmalarına yol açacaktır.
Yakın bir zamanda buraya gönderilmenin gerçek nedeninin farkına varacaklardır..
Eğitim, çevre, beslenme, Dünya’ daki adaletsizlikler, otoriteye kurban edilen çocuklar, hayvanlar, madenler ve dahası.. Göz ardı ettiğimiz bu gerçekleri Numi ve Sonje nin masalında tokat gibi yüzümüze çarpıyor yazar.
Kitapta sıkça değinilen Çi veya Japoncadaki söylenişiyle Ki ; geleneksel Çin kültürü ve tıbbının temel kavramlarından biridir. Çi'nin mevcut olan her şeyde yer alan "hayat gücü" veya "spiritüel enerji" olduğuna inanılmaktadır. Genellikle "hava" veya "nefes" olarak yabancı dillere aktarılan bu terimin aslında tam bir karşılığı yoktur. (Wikipedia)
Spoiler vermemek için Numi ve Sonje’ in maceralarından söz etmedim. Bir alıntıyla sözlerime son