Amerikalı filozof William James bir gün üniversite öğrencilerine verdiği bir konferansta çok yerinde bir soru sormuştu: mademki savaş dönemleri duyguları seferber ediyor ve her insanın sunabilecegi en iyi şeyleri- arkadaşlık, yardımlaşma, gayret, fedakarlik- sunmasını sağlıyor, uyuşukluktan ve vurdumduymazlıktan sıyrılmak için, bazılarının yaptığı gibi, " iyi bir savaş" mi istemek lazım? Sorunun cevabı, toplumlarımızın bağrında" savaşın manevi bir muadili"ni icat etmek gerektiğini; yani erdemlere seslenecek, aynı duyguları harekete geçirecek ama savaslarin yol açtığı vahşete yol acmayacak barışçı kavgalar bulmalıyız diyordu. Ben de burada benzer bir gozlemde bulunmak istiyorum: Belki de bu yüzyılda ihtiyacımız olan, proleter enternasyonalizminin- yol açtığı canavarliklari dışarıda tutarak - " manevi muadili"dur. Gerçekten de kimlik kaynaklı tüm taskinliklarin karşısında çağdaşlarımizi tüm siyasal, dinsel, etnik veya kültürel sınırların ötesinde, evrensel değerlerin etrafında kitlesel olarak harekete geçirebilecek geniş bir hareketin doğduğunu görmek güzel olmaz mı?