Neslihan

İnanç
Yaşayacağımız en yüksek değerlerin bir sembolü olan Tanrı, "sahip olmak" yönlenmesinde, bir put haline dönüşür. Böylelikle insan, tüm güçlerini, kendi yarattığı bu şeye yansıtınca, gerçek güçlerinden uzaklaşmış olur ve zayıflar. Kendini kendi yarattığı şeylere tutsak eden insan, kendini yeniden bulabilmek için, kendinin dişlaşip yabancılaşmış bir biçimi olan bu puta daha çok bağlanmak, ona daha çok tutsak olmak durumunda kalır. Bir madde olan puta sahip olmak mümkündür ama böylelikle kişi o putla birlikte kendini de ele geçirmiş olduğunu soyleyebilir mi acaba? Tanrı bir put haline geldiğinde O'nda var olduğu söylenen özellikler, kişinin kendi içsel deneylerinden öylesine kopar ki, bunların politik doktrinlerden hiç bir farkı kalmaz.
Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Meksika'da kaldığım yıllar, okuma yazma bilmeyenlerin hafizalarinin endüstrileşmiş ülkelerin çok okuyup çok yazan insanlarınkinden daha güçlü olduğunu görmüştüm. Bu ve buna benzer veriler beni, okumak ve yazmak olgusu yalnizca pasif bir okuma yazma sürecinden ibaret kalırsa, insanlarin hayal ve fantazi kurabilme yeteneklerini zayıflatacağı inancına vardiriyor.
Psikoloji
Özetlersek: Tüketim, günümüz aşırı üretim toplumunun belki de en önemli sahip olma biçimidir. Tüketilen şeyin kişiden geri alınması imkansız olduğu için, bu durum korku duygusunu azaltmaya yarar. Ama her tüketilen şey, tüketildiği andan itibaren, tüketiciyi tatmin edemez hale geldiği için de, insanlar yeniden ve daha fazla tüketime yönelmek zorunda kalırlar. Bu çarkın sonu bir türlü gelmeyince, hep tatminsiz bir cirpinis içinde bocalayan modern tüketiciler, kendilerini su formülle ifade etmek durumunda kalırlar: " Ben sahip olduğum ve tükettiğim şeyler dışında bir hiçim."
Psikoloji
Bencillik, insanın her şeyi yalnızca kendisi için istemesi durumudur. Bölüşmek yerine, sahip olmak kişiye haz verir. Sahip olmak tek hedef olunca, insan giderek daha açgözlü ve ihtiras sahibi olur. Çünkü ne kadar çok şeyi olursa, o kadar mutlu olacağını sanır. Böylelikle kişi, herkese karşı bir düşmanlık beslemeye başlar. Kandırmak istediği müşterileri, iflasa sürüklemeye çalıştığı rakipleri ve somurmeyi arzuladığı işçileri hep onun daha az şeye sahip olmasına yol açtıkları için, bencil kişinin düşmanlarıdir. Bu tür düşünen bir insanın, arzuları sonsuz olduğu için, hiçbir zaman rahat ve huzur bulamayacağı bellidir. Onun tüm yaşamı kendinden çok şeye sahip olanları kıskanmak ve kendinden az varlığı olanlardan da korkmakla gececektir.
Psikoloji
Tüm isteklerin tatmini, insanı mutlu etmeye yetmemektedir.
Psikoloji