Neslihan

Yüzyıllar boyu kahır ve üzüntüden doyum sağlamayı bir yaşam biçimi olarak benimseyip bunu türkülerine, şarkılarına ve edebiyatına yansıtmış olan bir toplumun bireyleri, çağdaş dünyanin farklı beklentilerinin kendilerini uyanmaya ve etkin olmaya zorlanmasıni kızgınlıkla karşılayabilirler. Ama diğer bölümde de belirtilmiş olduğu gibi, sürekli kızgınlıkla yaşamak da bir tür uyusturucudur. İnsanı hiçbir yere götürmez.
Psikoloji
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanın kendi sorumlulugunu üstlenmesi, bir başka insanın sorumluluğunu ustlenmesinden çok daha güçtür. Birinden kendimiz için bir şey istemekle bir diğer insan adına istemde bulunmak farklı yaşanan olgulardir; çünkü riskleri de farklıdır. İnsanın başkalarının sorumluluğunu ustlenerek kendine karşı olan sorumluluklarini görmezden gelmesi çoğu kez çocukluk yıllarında öğrenilmiş kusurlu bir davranıştır.
Psikoloji
Sorumluluktan Kaçış
Önce kendine, sonra başkalarına ilkesi ilk bakışta bencilce bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Ne var ki, bir insan ancak kendisine verebildiğinde diğer insanlara da gerçek anlamda verecek şeyi olur. Örneğin bir çocuk, ihtiyaçlarını bir görev yaparcasına karşılayan ana-babadan çok, kendisini dürüstçe yaşama ve yaşama doğrudan katılma yurekliligini gösterebilen ana-babayi yegler. Çünkü yaşayan ve ona nasıl yaşanabileceği konusunda örnek olabilecek bir modele ihtiyaç vardır.
Psikoloji
Kendisini üstün bir varlık olarak algılayan kişi, çevresinden gelen en küçük bir eleştiriye bile katlanamaz. Gerçek benliğiyle yüzleşmesine neden olan durumları dünyanın sonu gelmişçeşine yaşar. Bu nedenle gururunu incitebilecek bir durumla karşılaştığında ya da karşılaşmak üzere olduğunu hissettiğinde o durumdan kaçmaya çalışır. Kacamadigi durumlarda ise degersizlik duygularının gerisindeki düşmanca eğilimler denetiminden çıkar ve gururuna darbe indirenlerden öç almaya çalışır. Bu tür gurur insanı kendine yabancilastirir ve kişilik bütünlüğünün bozulmasına neden olur. Gerçek benliğine karşı geliştirdiği nefret sonucu görkemli bir kişiliği benimsemeye çalışan insan bu uğurda sürekli ödün verir.
Psikoloji
Görkeme ulaşma çabası insanın yaşam alanını daraltır. Yaşamı kendisini üstün hissedebilecegi durumlarla sinirlandirdigindan yeni deneyimlere ve değişik yaşantılara kapalıdır. Kaldı ki sürekli görkem ya da kusursuzluk ütopyadır.
Psikoloji