Aziz Nesin’in çok severek okuduğum bir eseriydi. Bu eserde günümüzde birçok siyasetçiyle ilişkilendireceğimiz bir ana karakter var Zübük adında. Bu ana karakter aynı zamanda toplumun bir aynası, bir zihniyet adıdır adeta. Çıkarları uğruna her yolu mübah gören ikiyüzlü bir politikacıdır. Burda esasında eleştirilen Zübük karakterinden ziyade ona tüm yalanlarına rağmen inanan halk. Bu da aslında zübüklüğün halkın içinde doğduğunu ima eder. Dini siyasettte bir manipülasyon aracı olarak kullanıldığının en açık örneğini zübük karakteri üzerinden işleyerek bu tutumun doğuracağı olumsuz durumlar işlenmiştir. Kitabın bütününe bakıldığında Aziz Nesin körü körüne inanan halka, dini istismar eden zihniyete, yozlaşmış sisteme, çürümüş değerlere kapsamlı bir eleştiri yöneltmiştir.
… bu kadın insani bir ülküye kavuştuğunda ve bedeni dışında daha kutsal daha değerli ve daha yüce manevi ve insani ülkü ,bilinç ,sorumluluk ,ilim ve değerlere sahip olunca bunlar onun varlığını ispat eder. bedenden daha güzel olan fikir güzelliği kazanmıştır. Düşünce güzelliğine sahip olan bir kimse daha bedeninin güzelliğini ortaya çıkarır mı? İnsani kişiliği ışıldayan öne çıkan bir kimse için bedeni billurlaşma yakışıksız ve utanç vericidir.