"Sonra durdum ve sudaki yansımamı izlemeye başladım. Yüzüme baka baka, Türkçedeki gölge kelimesini düşündüm. Gölgedeki yansıma anlamına geliyor olmalıydı. Öyle değilse bile olmalıydı! Çünkü şu duru suda gördüğüm yansımanın topraktaki gölgemden ne farkı vardı? Belki de insanın dışı suya, içi de toprağa yansıyordu. Fark buydu! Dünyanın bütün gölgeleri bu yüzden kapkaranlıktı… "
"Aslında haklısın galiba. Kaçacak bir yer yok. Dünyanın her yerinde aynı dümen dönüyor. Çünkü insanın düşünce biçimi böyle! Konuştuğu dile bile yansımış! Mesela Türkçede sadaka diye bir kelime var. Ve bu kelime, yine Türkçedeki başka bir kelimeyle aynı kökene sahip, o kelime de sadakat. Düşünebiliyor musun? Sadakayla sadakatin kökeni aynı. Niye sence? Çünkü birilerinin sana sadık kalmasını istiyorsan onlara sadaka vereceksin! Ama tabii bunun için de ilk yapman gereken şey, insanları sadakaya muhtaç hale getirmek! "