Ya yaşıyordu insan duyularını özgür bırakıyor, ………ama ölümlülüğe karşı korumakta yetersiz kalıyor, insanı ormandaki bir mantara dönüştürüyordu, bir gün önce göz alıcı renkler içinde hayat fışkıran, ama bir gün sonra çürüyüp giden bir mantar. Ya da insan savunuyordu kendini, bir atölyeye kapanıyor, gelip geçici yaşamı diktiği bir anıtla ölümsüzleştiriyordu. O zaman da yaşamdan el çekmesi gerekiyor, o zaman salt bir araca dönüşüyor, ölümsüzlüğün hizmetinde çalışmasına karşın kendisi kuruyup gidiyor, özgürlüğünü, yaşamın zenginlik ve hazzını elden çıkarıyordu.