“Ünlü kişi olarak sahneye çıkarılan gösterinin faili bireyin zıddıdır; bireyin hem kendi içindeki hem diğerlerindeki düşmanıdır. Özdeşleşme modeli olarak gösteride bulunan fail, olayların akışındaki itaat yasasıyla özdeşleşmek için her türlü özerk nitelikten vazgeçer. Tüketimin ünlü kişisi, görünüşte farklı kişilik türlerini temsil etse de tüketimin bütünlüğüne eşit olarak ulaşabilen ve burada benzer mutluluğu bulan bu insan türlerinin her birini gösterir. Kararın ünlü kişisi, insani nitelik olarak kabul görmüş şeylerin tam stokuna sahip olmak zorundadır. Böylece, bu insani nitelikler arasındaki resmi farklılıklar, her konuda mükemmel olmaları önvarsayımı anlamına gelen resmi benzerlik tarafından ortadan kaldırılır. Kruşçev, Kursk Savaşı hakkında karar vermek üzere general olmuştur; ancak savaş sırasında değil, savaşın yirminci yıldönümünde ve devletin efendisi olduğu sırada. Kennedy, kendi mezarına bile methiyeler düzecek kadar hatipliğini sürdürmüştür; çünkü o sırada Théodore Sorensen, Kennedy’nin halefinin konuşma metinlerini, merhumun kişiliğini niyeleyecek bir üslupta yazmaya devam ediyordu. Sistemin temsilcisi olan hayranlık duyulan bu insanlar neyseler o olmadıkları için meşhurdurlar; en küçük bireysel yaşam gerçekliğinin altına inerek büyük adam olmuşlardır ve herkes bunu bilir”