“Gösteri, sürekli bir afyon savaşıdır; malları metalarla, kendi yasalarına göre giderek büyüyen ayakta kalma mücadelesini tatminle özdeşleştirmeyi insanlara kabul ettirmeyi hedefler. Fakat eğer tüketilebilir ayakta kalma mücadelesi sürekli büyüyen bir şey ise, bunun nedeni ayakta kalmanın mahrumiyeti daima kapsıyor olmasıdır. Eğer giderek büyüyen ayakta kalma mücadelesinin ötesinde hiçbir şey yoksa, eğer bu büyümenin durabileceği hiçbir nokta yoksa, bunun nedeni bu büyümenin mahrumiyetin ötesinde olması değil, tam tersine zenginleşmiş mahrumiyet olmasıdır.”
“Üretici güçlerin gelişmesi, insan gruplarının varoluş koşullarını ayakta kalma koşulları olarak kurmuş ve değişikliğe uğratmış ve bu koşulları yaygınlaştırmış bilinçsiz gerçek tarihti: İnsan gruplarının bütün girişinlerinin iktisadi temeli. Doğal bir ekonomide meta sektörü, ayakta kalmayı sağlayan bir artıkdeğerin oluşturulmasıydı. Bağımsız üreticiler arasında çeşitli ürünlerin değişimi anlamına gelen meta üretimi, nicel hakikati hâlâ gizli olan marjinal bir iktisadi işleyişin içinde uzun süre zanaata dayalı kalabilmiştir. Bununla birlikte, meta üretimi büyük çaplı ticaretin ve sermaye birikiminin toplumsal koşullarıyla karşılaştığında ekonominin bütün hakimiyetini ele geçirmiştir. Bu dönemde ekonominin tamamı, bu fetih sırasında metanın kendini gösterdiği biçim haline gelmiştir: nicel bir gelişme süreci. İnsan emeğinini meta-emeğe, yani, ücretli emeğe dönüştüren meta biçimindeki iktisadi gücün bu aralıksız yayılması, sonuçta, birinci derecede önemli olan ayakta kalma sorununun şüphesiz hallolduğu, ancak bu sorunla her zaman karşılaşabilecek şekilde - her seferinde kendini daha vahim olarak yeniden göstererek - hallolduğu bir bolluğa yığılma şekline varmıştır. İktisadi büyüme, toplumları, ayakta kalmaları için doğrudan doğruya mücadele etmelerini isteyen doğal baskıdan kurtarmıştır; ama bu noktada toplumlar kurtarıcılarından kurtulmayı başaramamışlardır. Metanın bağımsızlığı, hüküm sürdüğü ekonominin tamamına yayılmıştır. Ekonomi dünyayı değiştirir ama onu sadece ekonomi dünyası haline getirir. İnsan emeğinin kendine yabancılaştığı doğa sonsuza dek insan emeğinin hizmetini talep eder ve bu hizmet, sadece kendisi tarafından yargılanmış ve bağışlanmış olarak, gerçekte toplumsal olarak meşru çabaların ve projelerin tamamını kendine hizmetçi kılar. Metaların, yani meta
“İnsan etkinliğinde akışkan halde varolan her şeyi kendi içine alan ve onları yaşanmış değerin negatifi olarak formüle edilmeleriyle biricik değer haline gelmiş nesneler olarak donmuş halde sahiplenen gösterinin bu temel hareketinde, eski düşmanımız metayı, oldukça karmaşık ve metafizik inceliklerle dolu olmasına rağmen ilk bakışta önemsiz ve apaçık bir şeymiş gibi görünmeyi çok iyi bilen metayı görürüz.”