Yıllar önce, "İnsanlardan beklentiniz nedir?" gibi bir soruyla karşılaşmıştım. Şöyle cevaplamıştım o soruyu; "Susun! Çünkü bana söyleyeceğiniz her şeyi ya daha önce birileri söyledi ya da bir yerlerde okudum."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
O an fark ettim. Benim kedilerle sorunum yokmuş meğer. Benim herkesle sorunum varmış aslında. Nefes alan her şeyle. Kediler en sabırsız canlılar olduğundan ben de bütün tepkimi onlara gösteriyormuşum. O an fark ettim. Çünkü o kedi bana sabretti, zaman ayırdı, acele etmedi, herhangi bir şey beklemedi, acıklı hareketlerle ilgimi çekmeye kalkmadı. üşüdüğü de aç olduğu da belliydi ama bunlarla ilgili hiçbir şey hissettirmedi. Muhtemelen onu istemediğimi belli etsem beni anlayışla karşılayıp uzaklaşırdı yanımdan. O benim ne yapacağımı bilemediğimi anladı ve bana zaman tanıdı. Önyargıyla yaklaşmadı, niye pis pis bakıyor bu adam bana demedi. Abartılı jest ve mimiklerle sevgi gösterisi yapmamı da istemedi. Sadece baktı, doğru zamanı bekledi ve usulca sokuldu, kuş tüyü gibi, sessiz, zarif ve rahatsız etmeden.
Mutluluk dediğimiz şey kandırmacadan başka bir şey değildir ve ancak karşımızdaki insanların gerçekte ne düşündüğünü bilmediğimiz sürece mümkündür. Kendi mutluluğunu başka insanlarla tanımlayabilen biri, gerçekte hiçbir zaman mutlu olmamıştır.
Bu adam nesnelere düşkündü, çünkü insanlara azıcık olsun temas etmek, hafif ama inatçı bir bulantı duymasına yol açardı. İnsanlardan hoşlanmamaya ne zaman başladığını hatırlamadığı gibi, bu hissi duymadan geçen bir gününü de anımsayamıyordu.