En Mavi Göz

8,2/10  (25 Oy) · 
70 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.667 gösterim
1940'ların ABD'sinde, yoksul bir Zenci ailenin küçük kızı Pecola, gözlerinin mavi olması için her gece Tanrı'ya dua eder. Gözleri mavi olursa, çok güzel bir kız olacak, babası içmeyi bırakacak ve annesini dövmeyecek, kardeşi evden kaçmayacak, Pecola'nın yaşamındaki her şey değişecektir...

1988'de Pulitzer Ödülü'ne, 1993'te de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Toni Morrison, 1970'te yayınlanan ilk romanı En Mavi Göz'de, çok küçük yaşta acımasız ve amansız bir dünyayla tanışan Siyah bir kızın öyküsünü anlatıyor. Aşk, Sevilen, Cennet, Katran Bebek ve Sula adlı romanlarıyla okurlarımızın da en sevdiği yazarlar arasında yer alan Morrison, Siyahların ABD toplumundaki zorlu yaşamını tüm çelişkileriyle gözler önüne seriyor.
En Mavi Göz, Nobel Edebiyat Ödülü'ne giden yolda atılmış sağlam bir ilk adım.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    212
  • ISBN:
    9789755104942
  • Çeviri:
    İrfan Seyrek
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet temiz 
 18 Nis 20:53 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Toni Morrison'un yazdığı ilk kitap. Kitapta, hiç suçu ve günahı olmayan Pecola adındaki siyahi bir kız çocuğunun, yaşadığı büyük acı ve dram anlatılmaktadır.

Konu, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Amerikada geçmektedir. Yazar, konuyu anlatırken çocukla olumlu veya olumsuz olarak ilgili olan kişilerin , geniş bir biyografilerini de anlatmakta olup, olayların yaşandığı toplumdaki insan ilişkilerine de kapsamlı olarak yer vermektedir. Siyahilere beyazların yaptığı ayırımcılığa zaman zaman yer vermesine rağmen, konunun büyük kısmını, siyahi toplumun kendi aralarındaki ve aile içindeki ilişkilerine ayırarak bize olayları anlatmaktadır.

Bu durumda da , beyazlar tarafından aşağılanmayı kabulleniş, kendini değersiz görme, toplumdan dışlanmışlık ve beğenilmeme duygusu, aile içi şiddet ve istismar, kadınların ve çocukların ezilmeleri ..gibi toplumun acı gerçeklerini tema olarak işlemektedir. Bütün bunları da, olayın kahramanı Pecola ve ailesiyle, onun arkadaşları olan iki kız çocuğunu ön plana çıkararak bize aktarmaktadır.

Yaşanan bu kadar acıyı taşımak zorunda kalan zavallı çocuk , eğer beyazlar gibi iki tane mavi gözlerinin olması halinde, bütün kötülüklerin sona ereceğine inanmakta ve iki mavi göze sahip olmayı istemektedir ve bu umutla çabalamaktadır.

Konu , esas acı olaya taraf olan kişilerin ruhsal durumlarının anlaşılması için, geçmişleri hakkında ayrı ayrı geniş bilgiler verildiğinden dolayı, zaman zaman ağır ilerlemekte ve kitap akıcı olmaktan çıkmaktadır. Ama bu sıralarda yazarın yeni yeni dramlar aktarması ise kitabı tekrar ilgi çekici hale getirmektedir. Finalde ise bizi çok ağır bir dram tablosu beklemektedir.

Irk ayrımının yaşandığı günlerde, toplumun diğer insanlarının yanı sıra, küçük bir kızın yaşadığı büyük acıları bize aktaran bu kitap yayınlandığı dönemde , yazarın verdiği mesajlar ve dikkat çekmek istediği konulardan dolayı büyük beğeni almıştır.

Son söz olarak , ''okunması gereken bir kitap'' diyorum.