Geri Bildirim
Adı:
En Mavi Göz
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
212
ISBN:
9789755104942
Kitabın türü:
Çeviri:
İrfan Seyrek
Yayınevi:
Can Yayınları
1940'ların ABD'sinde, yoksul bir Zenci ailenin küçük kızı Pecola, gözlerinin mavi olması için her gece Tanrı'ya dua eder. Gözleri mavi olursa, çok güzel bir kız olacak, babası içmeyi bırakacak ve annesini dövmeyecek, kardeşi evden kaçmayacak, Pecola'nın yaşamındaki her şey değişecektir...

1988'de Pulitzer Ödülü'ne, 1993'te de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Toni Morrison, 1970'te yayınlanan ilk romanı En Mavi Göz'de, çok küçük yaşta acımasız ve amansız bir dünyayla tanışan Siyah bir kızın öyküsünü anlatıyor. Aşk, Sevilen, Cennet, Katran Bebek ve Sula adlı romanlarıyla okurlarımızın da en sevdiği yazarlar arasında yer alan Morrison, Siyahların ABD toplumundaki zorlu yaşamını tüm çelişkileriyle gözler önüne seriyor.
En Mavi Göz, Nobel Edebiyat Ödülü'ne giden yolda atılmış sağlam bir ilk adım.
Toni Morrison'un yazdığı ilk kitap. Kitapta, hiç suçu ve günahı olmayan Pecola adındaki siyahi bir kız çocuğunun, yaşadığı büyük acı ve dram anlatılmaktadır.

Konu, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Amerikada geçmektedir. Yazar, konuyu anlatırken çocukla olumlu veya olumsuz olarak ilgili olan kişilerin , geniş bir biyografilerini de anlatmakta olup, olayların yaşandığı toplumdaki insan ilişkilerine de kapsamlı olarak yer vermektedir. Siyahilere beyazların yaptığı ayırımcılığa zaman zaman yer vermesine rağmen, konunun büyük kısmını, siyahi toplumun kendi aralarındaki ve aile içindeki ilişkilerine ayırarak bize olayları anlatmaktadır.

Bu durumda da , beyazlar tarafından aşağılanmayı kabulleniş, kendini değersiz görme, toplumdan dışlanmışlık ve beğenilmeme duygusu, aile içi şiddet ve istismar, kadınların ve çocukların ezilmeleri ..gibi toplumun acı gerçeklerini tema olarak işlemektedir. Bütün bunları da, olayın kahramanı Pecola ve ailesiyle, onun arkadaşları olan iki kız çocuğunu ön plana çıkararak bize aktarmaktadır.

Yaşanan bu kadar acıyı taşımak zorunda kalan zavallı çocuk , eğer beyazlar gibi iki tane mavi gözlerinin olması halinde, bütün kötülüklerin sona ereceğine inanmakta ve iki mavi göze sahip olmayı istemektedir ve bu umutla çabalamaktadır.

Konu , esas acı olaya taraf olan kişilerin ruhsal durumlarının anlaşılması için, geçmişleri hakkında ayrı ayrı geniş bilgiler verildiğinden dolayı, zaman zaman ağır ilerlemekte ve kitap akıcı olmaktan çıkmaktadır. Ama bu sıralarda yazarın yeni yeni dramlar aktarması ise kitabı tekrar ilgi çekici hale getirmektedir. Finalde ise bizi çok ağır bir dram tablosu beklemektedir.

Irk ayrımının yaşandığı günlerde, toplumun diğer insanlarının yanı sıra, küçük bir kızın yaşadığı büyük acıları bize aktaran bu kitap yayınlandığı dönemde , yazarın verdiği mesajlar ve dikkat çekmek istediği konulardan dolayı büyük beğeni almıştır.

Son söz olarak , ''okunması gereken bir kitap'' diyorum.
Toni Morrison bu eserinde siyah ve yoksul olmak üzerinden aslında bütün siyahların hikâyesini anlatıyor; hikâyeleri iç içe geçirerek bir önceki bölümde kızdığımız öfkelendiğimiz karakterlerin de başkalarının kurbanları olduğunu ve aslında bütün kurbanların siyahların başına gelen herşeyin kurbanı olduğunu gösteriyor. Kitabın sonuna ulaştığımızda kime kızacağımızı, öfkeleneceğimizi bilemiyoruz; çünkü haksızlık ve kötülük öylesine derinlere dek uzanmış, siyahları öylesine pençesine almış ki, birbirine kıyanlara, birbirini sömürenlere kızamıyoruz bile. Birisinin kurban olmasına üzülürken bir sonraki bölümde o kurbanı sömüren insanın hikâyesiyle karşılaşıyoruz, bu sefer kavrayışımız artıyor.Böylece yazar her bölümde algılamamızı genişleterek bir kaç kişi üzerinden aslında bütün siyahlara yapılanlara bakmamızı sağlıyor. Her gün tanrıya dua ederek mavi gözlü olmak isteyen küçük siyah pecola'nın korkunç hikâyesi; onu kendi ezilmişliklerinin, kendi kurban olmuşluklarının kurbanı edenlerin hikâyeleriyle birbirine eklenip genişleyerek karşımıza inanılmaz etkileyici bir sömürü gerçeği koyuyor: ne öfkelenmek ne kızmak bu kadar korkunç, somut bir kötülüğü, yaşanmışlığı yok edemiyor. Bu yüzden geriye sadece kelimeler kalıyor işte...edebiyat kalıyor...edebiyatın inanılmaz gücü kalıyor.

Toni Morrison'ın kitabını seneler önce farklı zamanlarda iki defa okumuştum. Bir kez daha okumayı düşünüyorum. Edebiyatın söylemek, göstermek, ifşa etmekteki gücünün en güzel örneklerinden birisi bu eser. Katmer katmer acının gözümüzün önünde büyüdüğü muhteşem bir eser. Bu yüzden, mutlaka, yüreği edebiyatsız yapamayan her okura öneriyorum.

Benzer kitaplar

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Betimlemelerin başarılı bir şekilde yapılması beyazın siyaha üstünlüğünü cinsel istismarı ve kadınların toplumdaki yerini yoğun bir şekilde hissetmenize sebep oluyor. Bu nedenle okurken biraz zorlandım. Ancak tavsiye ederim toplumsal sorunlara karşı etkin bir bilinç kazandırması mümkün. Not: çok mutluyken yada çok üzgünken okumayın. Bu kitap için dengeli bir ruh hali en ideali . ;)
ayrımcılığa, ırkçılığa bir delik açmaktır bir çift mavi göz. gökyüzünden bakmak hayata. ön yargılardan uzak bir bakış ister karakterler. ama dünyanın acımasız tabuları kirpik olmuştur gözlere. bakışlar bulanıktır bu yüzden her bakış kirli bir yayı gerip ok misali hedefine ulaşıp yargılar. sonu gelmez mahkemelerde sorgulanırken iç dünyamızda adalet meşalesini tutuşturabilir miyiz bilemem.
Yazarların çocukları bu işe karıştırmaları doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama pecola'nın başına gelenler gerçek maalesef ve buna engel olamayışım çok üzüyor beni. Olay örgüsü beni derinden sarssa da anlatım şekli ve dili çok objektifti. İnsanın bir kitabı okurken tarafsız kalması beni yordu. Kitapta suçlayacak ve nefret edecek bir kişiyi bulamadım. Görünürde baba ama genelde tüm dünya hatta Tanrı bile var işin içinde suçlu olarak. Bütün karakterlerin yaşam biçimlerini karakter analizlerini vermesi olayı kafamda daha da netleştirdi. Tanrı bakış açısıyla yazılmış bir hikaye. Yapılan bir hatayı, bir olayı bir bireye değil de Tanrı'ya da yüklemek gerektiğini göstermek açısından bireyleri net çizgilerle anlatmıştır. Sevgiye aç ve bunu asla dile getiremeyen bir çocuğun hikayesi nasıl anlatılırsa anlatılsın beni derinden sarstı. Şu bir gerçek ki kitap böyle yazılırı bana gösteren yazarlardan biri oldu benim için Toni Morrison. Kalemini çok sevdim. Siyah oluşunu da çok sevdim.
Aldığı Nobel'i sonuna kadar hak ettiği halde gerekenden çok daha az değer gördüğünü düşünüyorum Bayan Morrison'un. Siyahi bir kadın yazar olmak sanırım bugün bile kimi ülkelerde sıkıntılıdır, bir de o dönemin koşullarını düşünün. Üstelik kitabın arka planı ya da kalbimizde açtığı yara diyeyim, siyahi bir toplumun beyazların arasında yoksul ve ezilmiş halde var olması üzerine kuruluyor. Kitabı Claudia'nın gözünden okumaya başlıyoruz ama her sonraki bölümde mavi göz isteyen Pecola sahneye çıkıyor hem de tüm ailesiyle. İnanılmaz sürükleyici bir kitap, iyi ki okumuşum dedirten cinsten.. Son zamanlarda epey isabetli okumalar yapıyorum sanırım, her okuduğum 'yıldızlı tavsiye' oluyor çünkü. İşte bu da onlardan bir tanesi oldu, yıldızlı tavsiyemdir... =)
Toni Morrison'un yazdığı ilk kitabı , benim okuduğum ikinci kitabı ...Kitapta siyahilerin ile beyazların arasındaki ayrımcılıklar , siyahilerin yaşadığı zorluklar ve aile içindeki ilişkiler, çocuk istismarı , pedofili gibi sapkınlıklar anlatılmaktadır. Siyahilerin yaşadığı zorluklar anlatılmaya çalışırken küçük bir kız çocuğu olan Pecola'nın gözünden güzellik ve çirkinlik kavramı irdeleniyor. Oyuncak bebeklerin bile sarışın ve mavi gözlü olması Pecola'yı çok etkilemektedir. Ona göre kendisi de mavi gözlü olunca her şey yoluna girecek ve tüm olumsuzluklar , kötülükler bitecek. Bu yüzden rahibe gidip Tanrı'dan mavi gözlü olmasını diliyor; " - Artık okula gidemiyorum. Belki bana yardım edebilirsiniz diye düşündüm.
- Nasıl yardım edebilirim? Anlat bana. Korkma.
- Gözlerim.
- Ne olmuş gözlerine? - Mavi olsunlar istiyorum. " Siyahlığının çukurundan çıkıp dünyayı mavi gözlerle görmek isteyen siyah bir kız çocuğu."
Küçük kız çocuğunun iyiliği için büyüklerin hiç bir şey yapmamasına karşılık Pecola'nın arkadaşları olan iki kardeşin arasındaki şu diyalog ibretlik ; "- Ne yapacağız Frieda?
- Ne yapabiliriz ki ? Bayan Johnson , bebeğin yaşaması mucize olur, diyor.
- E o zaman mucizeye çevirelim bunu biz de.
- Dua edebiliriz . - O'ndan rica edelim, Pecola'nın bebeğinin yaşamasına izin versin, karşılığında bir ay boyunca uslu duracağımıza söz verelim.
- Ya da ne yapalım biliyor musun? Bisikletten vazgeçebiliriz. Parayı gömeriz ve ... tohumları ekeriz. "
.
Kitabı bitirince boğazım düğümlendi , yüreğime ağır geldi. Savunmasız küçük bir kız çocuğun yaşadıklarını , çevresindeki insanların duyarsızlıklarını okudukça bu tarz olayların her dönemde yaşandığını ve hala da yaşanıyor olduğunu bilmek... .
Mutlaka okumalısınız ‍️
Yazarın üslubu, şiirsel dili, anlatacağı olaylardan önce kişileri uzunca tasvir ederken yinede okuru sıkmayışı... Kısaca hem konu hem edebi değer yönünden çok severek okuduğum güzel bir eserdi. Çok sarsıcı ve hüzünlüydü. Merakla yazarın diğer kitaplarını temin edip okuyacağım. Şiddetle tavsiye ederim...
Eser, beyaz insanların psikolojik ve fiziksel dayatmalarına karşı güzel bir başkaldırı. Ayrıca bu dayatmaların insan hayatında yaratabileceği trajedilere güzel örnekler veriyor. Yazıldığı yılların koşulları düşünüldüğünde etkileyici ancak günümüz için aynı etkiyi yarattığını düşünmüyorum. Çünkü yazar tüm psikolojik çözümlemeleri kendisi yapmış ve yazmış dolayısıyla okuyucuya çok fazla düşünme fırsatı vermiyor. Morrison , beyaz insanlara başkaldırırken aynı zamanda kendi toplumunu da uyandırmayı hedeflediği açık. Bu açıdan bakıldığında edebi bir eser olarak değilde o günün koşullarında güzel bir bilgilendirme kitabı olarak değerlendirilebilir. Biçim olarak diğer eserlerden biraz farklı. Olayların sonu en başta verilmiş.Dolayısıyla merakla değilde travmayla başlıyorsunuz okumaya. Kitabın geneli travmatik unsurlar içeriyor. Dili akıcı ancak her hikaye farklı farklıymış da sonra bir yerde birleştirilmiş hissi veriyor. Bunların dışında 'temel güven ve sevgi' nin yokluğunu, çocukluk dönemi bakış açısını ve cinselliğini çok güzel aktarıyor.
Toprak bazı çiçek türlerine kötü gelir. Bazı tohumları asla beslemez, bazı meyveleri asla yetiştirmez ve ne zamandır ki toprak kendi iradesiyle öldürür, biz olanlara razı olup kurbanın yaşamayı haketmediğini söyleriz.
Toni Morrison
Sayfa 214 - SEL - Eylül - 2017
Kısrakların acı çekmediğini de kim söylemiş? Sırf ağlamadıkları için mi? Kısrak canının yandığını söyleyemiyor diye, canı yanmıyor mu sanıyor bunlar?
Toni Morrison
Sayfa 131 - Sel Yayıncılık
Ben senin yapmadığını, yapamadığını, yapamayacağını yaptım: O küçük, çirkin, siyah kıza baktım ve sevdim onu.
Toni Morrison
Sayfa 191 - Sel Yayınları
"Nasıl yardım edebilirim? Anlat bana. Korkma"
"Gözlerim."
"Ne olmuş gözlerine?"
"Mavi olsunlar istiyorum."....
Siyahlığının çukurundan kurtulup dünyayı mavi gözlerle görmek isteyen bir kız çocuğu...
Toni Morrison
Sayfa 183 - Sel Yayıncılık
Baharda bizi farklı bir şekilde döverlerdi. Kış aylarında kullandıkları, tek düze bir acı bırakan kemerin yerini; sızısı yenilen dayaktan çok sonra geçen, yeni filizlenmiş incecik yeşil dallar alırdı.
Toni Morrison
Sayfa 103 - SEL - Eylül - 2017
İnsan hayallerin nasıl suya düştüğüne ilişkin hakikati öğrenmenin peşindeyse eğer, asla bir hayalperestin sözüne inanmamalıdır
Toni Morrison
Sayfa 116 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
En Mavi Göz
Baskı tarihi:
Mart 2012
Sayfa sayısı:
212
ISBN:
9789755104942
Kitabın türü:
Çeviri:
İrfan Seyrek
Yayınevi:
Can Yayınları
1940'ların ABD'sinde, yoksul bir Zenci ailenin küçük kızı Pecola, gözlerinin mavi olması için her gece Tanrı'ya dua eder. Gözleri mavi olursa, çok güzel bir kız olacak, babası içmeyi bırakacak ve annesini dövmeyecek, kardeşi evden kaçmayacak, Pecola'nın yaşamındaki her şey değişecektir...

1988'de Pulitzer Ödülü'ne, 1993'te de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Toni Morrison, 1970'te yayınlanan ilk romanı En Mavi Göz'de, çok küçük yaşta acımasız ve amansız bir dünyayla tanışan Siyah bir kızın öyküsünü anlatıyor. Aşk, Sevilen, Cennet, Katran Bebek ve Sula adlı romanlarıyla okurlarımızın da en sevdiği yazarlar arasında yer alan Morrison, Siyahların ABD toplumundaki zorlu yaşamını tüm çelişkileriyle gözler önüne seriyor.
En Mavi Göz, Nobel Edebiyat Ödülü'ne giden yolda atılmış sağlam bir ilk adım.

Kitabı okuyanlar 88 okur

  • Zeynep Yavuz
  • Melih Ertuğrul
  • AYŞE BÖGE
  • Sibel akay
  • dikenprenses
  • svcnzbk
  • Mukaddes Sezer
  • Feyzan AKDEMİR
  • Aysel Bingöl
  • Gürkan Mersin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.3
14-17 Yaş
%7
18-24 Yaş
%23.3
25-34 Yaş
%23.3
35-44 Yaş
%18.6
45-54 Yaş
%23.3
55-64 Yaş
%2.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.5
Erkek
%19.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.6 (11)
9
%13.9 (5)
8
%27.8 (10)
7
%13.9 (5)
6
%5.6 (2)
5
%2.8 (1)
4
%2.8 (1)
3
%2.8 (1)
2
%0
1
%0